On üç yaşındaydım sanırım.
Öneriler geliyordu: felsefe kitapları, meditasyon rehberleri, alıştırma ve ittifak teklifleri. Çevreme doluştular. Kulaklarımda fısıltılar: İyi misin? Yardıma ihtiyacın var mı? Bizimle konuşabilirsin. Her zaman.
Ama bugünlerde yemek yemekten keyif alıyorum. Açıkca söylemek istemeyen pek çoğumuz da öyle. Mest oluyorum, birinin sadece zorunlu olmadığı meşgalelerle uğraşırken olduğu gibi.