Emine

Emine
@magicofautumn
i have some dreams, they are the clouds in my coffee
İnsanların duygularını belirleyen asıl şey düşünceleridir. Çünkü aynı olayı aynı anda yaşayan farklı kişilerin tepkileri ve duyguları birbirinden çok farklı olabilmektedir. Demek ki asıl belirleyici olan olaylar değil, olaylara yapılan atıflardır; yani, düşüncelerdir.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Düşüncelerinize dikkat edin; duygularınıza dönüşür... Duygularınıza dikkat edin; davranışlarınıza dönüşür... Davranışlarınıza dikkat edin; alışkanlıklarınıza dönüşür... Alışkanlıklarınıza dikkat edin; değerlerinize dönüşür... Değerlerinize dikkat edin; karakterinize dönüşür... Karakterinize dikkat edin; kaderinize dönüşür... Mahatma Gandhi
Bütün insanlarda temel inançlar çiftler hâlindedir; örneğin, hem sevilme hem de sevilmeme temel inançları bir arada bulunur. Yaşanan duruma göre zaman zaman bunlar aktif hâle geçer ve duygudurumu etkiler. Ancak belirgin bir kişilik bozukluğu ya da psikiyatrik bir rahatsızlığı olmayan sağlıklı bir insanda genellikle etkin olan, olumlu temel inançtır (örneğin, "seviliyorum"). Sağlıklı bireylerde, olumsuz bir durum veya olay yaşandığında geçici olumsuz duygular ortaya çıkar ve olumsuz temel inanç etkinleşir. Örneğin, bir arkadaşı tarafından terk edilen kişi birkaç gün kendini kötü hisseder. O sırada olumsuz temel inanç ("sevilmiyorum") etkinleşmiştir. Eğer bu kişi yaşadığı durumu kısa sürede atlatamaz ve bir depresyona girerse, bu depresyon süresince de olumsuz temel inanç ("sevilmiyorum") etkin kalır. Ancak kişi depresyondan çıktığında tekrar olumlu temel inanç ("seviliyorum") baskın hâle gelir. Kronik ruhsal rahatsızlığı ya da kişilik bozukluğu olan bireylerde ise olumlu temel inanç çok zayıftır, hatta yok denecek düzeydedir. Bu bireylerde olumsuz temel inanç genellikle etkin durumdadır. Örneğin, çekingen kişilik bozukluğu olan bir bireyde "sevilmiyorum" temel inancı sürekli aktiftir.
Sırları özenle kucaklayanlara dünyayı daha berrak -daha az çarpıtma, inkar ve yanılsamanın olduğu, nesnelerin olduğu gibi görüldüğü- bir şekilde görecekleri mercekler bağışlanmıştır.
Aşık olunan kişi yerine aşık olma durumuna odaklanmakta yarar vardır. Bu kadar zorlayıcı olan, yaşanan deneyim, aşık olma durumudur - aşık olunan kişi değil. Nietzsche'nin "İnsan arzusunu sever, arzu edileni değil," şeklindeki ifadesi aşkla azap çeken kişilerle çalışırken paha biçilmez bir değere sahiptir.