Şinji’de düş kurmak diye bir şey yoktu. Bundan ötürüdür ki mutlu ya da kederli olsun, duyguların hayal gücü yardımıyla büyütülüp karışık bir hale sokulduğu şu melankolik anların sürüp gitmesi diye bir şeyden haberi yoktu.
O arada dünyalar yıkılır,yeniden kurulur ama bütün olup bitenler sizin gözünüze gündelik hayatın küçücük koşturmacalarıymış gibi görünür. Şu aralar benim için tam öyle.
Şunu da içimiz içimiz sızlayarak itiraf etmek zorundayız ki orta çağın aksine din adına insan hakları ihlalinin başını bugün ne yazık ki kendisini İslam’ın temsilcisi gören sözde Müslüman bir takım insanlar çekiyor. Haçlı emperyalizm ve engizisyon mirasçıları bu işi artık kendileri yapmıyor. İşbirliği kurdukları sözde Müslüman bazı ekiplere yaptırıyor, bunlar üzerindeki maskenin görünen kısmına Allah yazıp içeride menfaatlerine tapan kişilerdir. Çıkarlarına ters düşen hiç kimseye insan hakkı ve dindarlık imkan tanımazlar.