Məhəmməd İmanov

Aslında dostun olmayan kişi senin tarafsız kalmanı, sana dost olan da silahlarınla ortaya çıkmanı ister. Kararsız hükümdarlar var olan tehlikelerden kaçmak için çoğunlukla yansızlık yolunu seçerler ve çoğunlukla da yok olup giderler. Oysa hükümdar yüreğini ortaya koyup birinin yanında yer alır, yanında yer aldığı kişi de kazanırsa, gücü nedeniyle, sen ona bağımlı da olsan o sana borçlanır ve sana sevgiyle bağlanır. İnsanlar, bu denli nankörlük gösterip senin üzerinde baskı kuracak kadar şerefsiz olamazlar. Ayrıca galibiyetler, kazanan tarafın birçok şeyi, özellikle adaleti ayaklar altına almasına izin verecek kadar kesin değildir. Ama yanında olduğun kişi savaşı kaybederse, seni koruması altına alır ve sana, elinden geldiğince destek olur; böylece yükselme olasılığı olan yazgısının ortağı olursun. Birbirleriyle savaşanlar arasında güçleri nedeniyle kazanandan korkmayacağın ikinci durumda, taraflardan birinin yanında yer almakla en bilgece işi yapmış olursun; sen öyle birinin yardımına koşmuş oluyorsun ki birazcık aklı olsa, karşısındakini yıkmak yerine, sana karşı koruması gerekir. Çünkü senin desteğinle savaşı kazanamaması söz konusu olmadığı için, savaşı kazandığında da sayende kazandığı için sana bağımlı kalacaktır.
Sayfa 86·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Türkleri bu kuralın dışında tutmamın nedeni, sultanın on iki bin piyade, on beş bin süvariden oluşan bir orduyu devletin güvenliği ve gücü açısından beslemek gibi bir zorunluluğu olduğu içindir. Sultanın, her şeyin ötesinde, askerleri öne çıkarması ve onlarla barış içinde yaşaması gerekiyordu. Aynı durum Mısır Sultanlığı için de söz konusudur. Her şey askerlerin elindedir. Hükümdar halkı göz ardı edip askerle dostça geçinmek zorundadır. Dikkatinizi çekmiştir, bu hükümdarlığın bir benzeri yoktur. Papalığa benzemektedir. Buna kalıtsal diyemeyeceğimiz gibi, yeni hükümdarlık da diyemeyiz. Babadan oğula geçen bir iktidar söz konusu değildir. Mısır'da hükümdarlar yetke sahibi olan kişiler tarafından seçilirler. Burada eskil bir düzen söz konusu olduğu için, bunu, yeni hükümdarlık olarak adlandırmak da olanaklı değildir. Çünkü burada yeni hükümdarlıklarda var olan zorluklar yoktur. Hükümdar yeni de olsa devlet eskidir ve belirli bir düzeni vardır; hükümdar düzeni kucağında bulur. Hükümdar kalıtsal bir hükümdar gibi yönetir ülkeyi.
Sayfa 79·Kitabı okudu
Şunu anımsatmakta yarar vardır; insanlar nefret etmek istiyorsa, iyi iş de yapsan nefret eder, kötü iş de.
Sayfa 74·Kitabı okudu
Başvurduğu yollar saygın ve övgüye değerdir, çünkü kalabalıklar görünüşe aldanır ve başarıya bakar, dünyada sıradan insanların üzerine çıkacak kimse de yoktur, dayanak noktalarını bulan çoğunluğun karşısında azınlığın söz hakkı olmaz.
Sayfa 68·Kitabı okudu
Genellikle insanlar ellerinden çok gözleriyle yargılarlar; çünkü herkes görür, ama çok az kişi ne olduğunu duyumsar. Çok kimse sen nasıl görünürsen seni öyle görür, ama gerçekte ne olduğunu çok az kişi bilir; o çok az kişi de iktidarın gücünü arkasında bulan çoğunluğa karşı koyamaz.
Sayfa 68·Kitabı okudu