Ve özellikle başkasının malına, mülküne göz dikmemelidir, çünkü insanlar babalarının ölümünü kolaylıkla içlerine sindirebilirler, ama mal varlıklarından yoksun kalmalarını asla. Mala, mülke göz diken bir hükümdarın her zaman bir gerekçesi vardır; başkalarının sırtından geçinmeyi huy edinenler başkalarından yararlanmak için sözde neden bulabilirler. Can almak için gerekçe kolay kolay bulunmadığı gibi çok çabuk da unutulup gider.
Çünkü genel olarak insanlarla ilgili şu söylenebilir: İnsanlar nankör, değişken, içten pazarlıklı, riyakâr, korkak ve çıkarcıdırlar; iyilik yaptığın sürece yanından ayrılmazlar; gerekmediğinde sana kanlarını, canlarını, mallarını, mülklerini, dahası evlatlarını bağışlarlar. Oysa gerektiğinde hepsi arkasını döner. Her şeyini insanların sözlerine bağlayan ve başka hiçbir hazırlığı olmayan hükümdar batar. Ruh soyluluğu ve büyüklüğüyle değil de para ile elde edilen dostluklar satın alınmış dostluklardır, gereksinim duyulduğunda kullanılamaz. İnsanlar korkulan bir hükümdardan çok, sevilen bir hükümdara daha kolay zarar verirler; çünkü sevgi bir zorunluluk bağıdır ve insanlar doğaları gereği çıkarları söz konusu olduğunda o bağı rahatlıkla koparır atarlar; oysa korku bağı insanın hiç aklından çıkaramadığı ceza ve cezalandırılmak kaygısıyla örülmüştür.
Kostantinapolis imparatoru komşularının saldırısına karşı koyabilmek için Yunanistan'a on bin Türk çağırdı. Savaş bitince bu adamlar Yunanistan'dan çıkmadılar. Bu olay, Yunanistan'ın kâfirlerin egemenliğine girmesinin yolunu açtı.
Sayfa 53 - Paleoglarla hanedan kavgası içinde olan Ioannes Cantacuzenus 1346'da Osmanlılardan yardım dilemiştir. Orhan Bey, oğlu Süleyman'ın komutasında büyük bir askeri birlik yollamıştır.·Kitabı okudu
İnsanın doğasında vardır. Gördüğü iyiliğin karşılığı için kendisini ne kadar yükümlü hissederse, yaptığı iyiliğin karşılığında da o kadar beklenti içine girer.