Son zamanlarda birileri sık sık doğal sayılamayacak sebeplerle terkidiyar ederek, payıma düşen çağın ecelle göçmenin revaçta olduğu eski güzel günlere rahmet okutmasına vesile olsa da, etrafta çalan mahşer bandosunu üstüme alınmamış, ölümü kendime yakıştırmamıştım.
Suçluluk illeti, işlediğim suçlardan çok daha fazla zorlaştırdı hayatımı. Çünkü suç saklansa da, suçluluk kalır, Yastığın üzerinde uykusuzluk lekesi, kalpte kimliği meçhul ağrı, kursakta bekleyen taş gibi kalır. Bende de kaldı. Sanırım şimdi burası, her şeyi anlatmanın tam yeri ve zamanı.
Biz bitti sandıkça başlamayı, durdu dedikçe dönmeyi, bizden azade ama yine de bizimle birlikte devridaimi sürdürüyor. Onun serkeş ritmi sayesinde kimse sonsuza dek âşık, dertli veya dehşet içinde kalamıyor. Her şey kendini usulca kendinden sonra gelecek olana devşiriyor.