Kendinizi bir başkasıyla tamamen
Özdeşleştirdiğizde, hissettiğiniz bu şey sevgi olur mu? Ve bu özdeşleşme, kişinin kendine dolaylı yoldan verdiği önem değil midir.?
Yalnızlığın acısı, yaşama önem veren şeylerin azalmış olmasının verdiği acı olursa sevgi var olur mu?
Kişinin kendini tamamlayan yollarla, geçindiği şeylerle ilişkisini kesmesi kendi öneminin inkarıdır.
Ve bu hayal kırıklığını, tatsızlığı ve izole olmanın sefaletini doğurur.
Yarının umudu için bugünü kurban ederseniz : ama mutluluk hep şimdidedir. Hayatlarını, umut dedikleri, yarının endişesiyle dolduranlar mutsuzdurlar. Mutlu bir şekilde yaşamak umut olmadan yaşamaktır. Umut insanı mutlu insan değildir;o çaresizliği bilir. Umutsuz olma hali kırgınlığı yada umudu, çaresizliği yada parlak bir geleceği yansıtır.
SUSKUN
Susardın ve kar yağardı
Gözlerinde başlardı gece
Yarım kalmış kitaplarda biterdi.
Alnımızda bilenen kör bir bıçaktı zaman
Kırılmış aynalardı
Susardın, durmadan susardın
Ve kar yağardı
Ocak ağaran saçlarımdı
Şubat hayırsız bir evlattı, kaçaktı
Ve uzaktı yaz bir anaydı
Mart'ın izlerini taşırım bedenimde
Aynı masalın ikizleri gibiydi günler
Nisan saçlarımda ıslanırdı hep
Susardın, durmadan susardın
Ve yağmurlar başlardı
Çok bekletti bizi,
Hiç vaktinde gelmedi mayıs
Haziran Aram'dı ya da öyle biriydi
Temmuz bir düştü belki
Yaraları sarar gibiydi
Ağustos yıldızlarla basardı gecemizi
Bir gül suçüstü yakalanırdı
Eylül bir çocuğun çığlıklarıydı