mâhtâbı şeb

mâhtâbı şeb
@mahtabiseb
Dedemin yattığı odaya girdiğimde, cami imamı Kuran okuyordu. Boğazına hırıltlar çökmüş olan dedem ise kendinden geçmiş bir halde yatıyordu. Üzeri örtülmüş, ebedi yolculuğunu bekler gibi bir hali vardı. Duruşuna hazince baktım. Kendimi de son anlarını yaşayan bir hasta gibi gördüm. İnsan ömrünü düşündüm. Dünyaya gelirken Rabbim kuluna sormuyordu, alırken de haber vermiyordu. Öyleyse kulluk hesabına hazır mıydık? Titreten bir andı bu. Ya ben son nefeslerini alan biri olsaydım, o ebedi yolculuğa çıksaydım, acaba o büyük hesaba hazır mıydım? Hayır!..Ne yazık ki değildim. Beynime tonlarca düsünce darbesi inip kalkıyordu. Meğer hayatımın en büyük meselesi, bu büyük imtihana hazırlanmakmış.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Vakfı destekli Indiana Üniversitesi bünyesinde Cinsellik Araştırmaları Enstitüsü'nü kurmasına kadar varıyor. Kinsey, 1948 yılında "Erkek Cinselliği" ve 1953 yılında "Kadın Cin- selliği üzerine yapmış olduğu araştırmaları bir rapor olarak yayınlıyor. Yayınladığı raporlar Amerikan Medyası tarafın dan oldukça büyük bir ilgi(!) ile karşılanıyor ve haftalarca gündemde tutuluyor. Çıkan sansasyon sonucu Amerikan Barolar Birliği, Amerikan Hukuk Sistemi'nde çok ciddi deği- şikliklere gitmek zorunda kalıyor. O güne kadar Amerikan ceza sisteminde "suç" olarak kabul edilen zina, çocuk erotizmi, kürtaj, evlilik öncesi cinsel ilişki, karıkocaların birbirlerini aldatması ve eşcinsellik vs. suç olmaktan çıkarılıp, normalleştiriliyor.
Bu istek, çok daha devrimci bir şekilde İstanbul Sözleşmesi'ne girdi: "Kadın kelimesi 18 yaşın altındaki kız çocuklarını da içerir denilerek, kız çocuklarının seks hakkı "0" yaşa kadar koruma altına alınmış oldu. Böylece evlenirken 18 yaşında "çocuk" sayılan kızlar, cinsel ilişkide "0" yaşında "kadın" sayılabildiler.
Sayfa 98·Kitabı okudu
İnsan, gündelik başarı hissi tatmin edilmesi gereken bir varlık... O başarı hissi tatmin edildikçe -dışarıdan gelen takdirden bahsetmiyorum- yeni adımlar için de güç kazanıyor. Bir de biz genelde en büyük probleme odaklanıyoruz. Oysa hayatımızda küçücük bile olsa değiştirebileceğimiz bir alan bulup orada başarıya ulaşırsak o küçük başarılar ana problemin çözülmesi için de gerekli motivasyonu sağlayabilir.
Sayfa 69·Kitabı okuyor
Gündelik hayatta karşılaştığımız durumlarda kişilerin sadece davranışlarına bakarsak ve niyete önem vermezsek o davranışı cahilce, saçma veya saldırgan bir davranış olarak görebiliriz. Ama bunun arkasındaki niyete baktığımızda bize kaba ya da saldırgan gelen bu davranışların ekseriyetle "Ben de varım!" deme çabası olduğunu görürüz. İnsanız fark edilmek istiyoruz. Böyle durumlarda davranışına takılmadan, "Ben de varım!" diyen muhatabıma, "Evet, varsın ve sen de aynen benim gibi bir insansın," hissini verdiğim zaman ilişkideki gerginlik gidiyor, hoş bir durum ortaya çıkıyor.
Sayfa 53·Kitabı okuyor