Sait Faik denilince akla hep o meşhur adalar, balıkçılar ve deniz kokusu gelir. Ancak Kayıp Aranıyor, yazarın bu huzurlu atmosferden sıyrılıp bizi İstanbul’un karmaşasına, insanın içindeki o bitmek bilmeyen "ait olamama" hissine sürüklediği bir başyapıt.Kitabın merkezindeki Nevin karakteri, aslında modern insanın bir prototipi. Babası eski bir konsolos, çevresi geniş, imkanları yerinde... Ama Nevin bu "yüksek sosyete" sahteliğinden nefret ediyor. O, balıkçıların, işçilerin ve sokaktaki gerçek insanların peşinde. Nevin'in bu kaçış isteği, aslında bir dış dünyadan kaçış değil, kendi özünü bulma çabasıdır.Yazarın o kendine has, savruk ama samimi dili burada da zirvede. Klasik bir roman kurgusu beklemeyin; daha çok bir durumun, bir anın ve bir ruh halinin fotoğrafı çekilmiş gibi. "Bir insanı sevmekle başlar her şey" diyen yazarın, bu kitapta sevgiyi ve insanı nasıl zor bir sınavdan geçirdiğini görüyoruz.Eğer siz de kalabalıklar içinde yalnız hissettiğiniz anlar yaşıyorsanız, bu kitap size çok tanıdık gelecek. Sait Faik, "kayıp" olanın aslında bir kişi değil, modern hayatın içinde yitirdiğimiz samimiyet olduğunu yüzümüze vuruyor.
Kayıp AranıyorSait Faik Abasıyanık