Bir kitabı okurken geçen iki saatin, ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.
Bu kadar mutluluğu kendine yakıştıramayan kötümserlerdendi. Şaşmaz bir kuraldı: Bunca güzellik yan yana geliyorsa arkasında hep bir kötülük gizleniyordur.
Mutlu olduğun ilk an aslında onu kaybetmeye başladığın andır, bir şeyin kötü gideceğinden endişe ediyorsan endişe etmekten vazgeç, zaten kötü gitmeye başlamıştır.
Çocukluğundan kalma alışkanlıkla pencereleri seviyordu Hakan, hayat onu bunalttığı anda pencereden etrafı seyrederek derman buluyordu; denize, ağaçlara, güzel bir manzaraya bakması mühim değildi, pencereden dışarı bakmayı seviyordu, başka şeyler görebilmenin tek yolu buydu, dışarı bakınca insana küçük mutluluklar katacak bir şeyler ille de bulunuyordu, bunu defalarca denemiş ve görmüştü, evlerin en çok pencerelerini seviyordu bu yüzden.