Ezgi

Ezgi
Bir kitabı okurken geçen iki saatin, ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.
Karşındakine hassasiyetle baktığında ne hissettiğini, neye ihtiyaç duyduğunu anlamak için konuşmasına gerek kalmıyor.
Sayfa 276 - Doğan Kitap
Reklam
Hatıralar gerektiği saygıyı görmezse hayaletlere döner ve ömrümüzün sonuna kadar ruhumuza musallat olurlar.
Sayfa 275 - Doğan Kitap
Bu kadar mutluluğu kendine yakıştıramayan kötümserlerdendi. Şaşmaz bir kuraldı: Bunca güzellik yan yana geliyorsa arkasında hep bir kötülük gizleniyordur.
Sayfa 272 - Doğan Kitap
Mutlu olduğun ilk an aslında onu kaybetmeye başladığın andır, bir şeyin kötü gideceğinden endişe ediyorsan endişe etmekten vazgeç, zaten kötü gitmeye başlamıştır.
Sayfa 272 - Doğan Kitap
Çocukluğundan kalma alışkanlıkla pencereleri seviyordu Hakan, hayat onu bunalttığı anda pencereden etrafı seyrederek derman buluyordu; denize, ağaçlara, güzel bir manzaraya bakması mühim değildi, pencereden dışarı bakmayı seviyordu, başka şeyler görebilmenin tek yolu buydu, dışarı bakınca insana küçük mutluluklar katacak bir şeyler ille de bulunuyordu, bunu defalarca denemiş ve görmüştü, evlerin en çok pencerelerini seviyordu bu yüzden.
Sayfa 271 - Doğan Kitap
Reklam