Bir kitabı okurken geçen iki saatin, ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.
Kendimi hatırladığım günden bu yana ne istediğimden ziyade benden neler beklendiğine, sorumluluklarımı nasıl yerine getirmem gerektiğine kafa yoruyorum.
Bir şansım olsaydı hepsini unutmak isterdim; geçmişi, kendimi, kırkıncısı dahil bütün yaş günlerimi. Kendime acıyorum ve bu bir marifet değil, tepetaklak düşüş.