Bir kitabı okurken geçen iki saatin, ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.
Yazmak gerçek sihre en yakın şey. Yazmak hiçlikten bir şey yaratmak, başka diyarlara kapılar açmak demek. Yazmak gerçek dünya canınızı fazla acıttığında kendi dünyanızı şekillendirme gücü verir insana. Yazmayı bırakırsam ölürüm. Kitapçıda kitapların sırtlarına özlemle dokunmadan, bu kitapların raflara gelene kadar geçtikleri uzun editöryel süreci merak etmeden ve kendi deneyimlerimi yad etmeden dolaşamam bir daha.