Ezgi

Ezgi
Bir kitabı okurken geçen iki saatin, ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.
Galiba bir acı, evvela susarak, sonra konuşarak ve en nihayetinde ölüler gibi sessizce mezara konarak çekiliyordu. Ölüler ve acılar birbirine zaten, aşırı benziyordu.
Sayfa 254 - Hep Kitap, 15.Baskı
Reklam
Hiçbir şeye karar veremiyordum, kafam çok karışıktı. Yolların ve doğruların labirentinde duvarlara toslaya toslaya yürüyor; yolları yoldan çıkarak, doğruları hata yaparak arıyordum.
Sayfa 253 - Hep Kitap, 15.Baskı
Her insanın yoldan çıkma hakkı olmalıydı hayatta. Çünkü tek bir yol yoktu. Çünkü ömür geçiyordu. Pişmanlıkmış, ukdeymiş dinlemeden, bir gün çat diye bitiyordu.
Sayfa 251 - Hep Kitap, 15.Baskı
Hayat dediğin neydi ki zaten; bitecek diye korktuğun kısıtlı vakti, bozuk para gibi harcama telaşı.
Sayfa 248 - Hep Kitap, 15.Baskı
Ama işte söylenemeyenler, insanın içinde bir yerde katılaşıyor. Konuşmak o zaman büsbütün zorlaşıyor. İnsan nereden başlayacağını, nasıl yapacağını bilemiyor.
Sayfa 230 - Hep Kitap, 15.Baskı
Reklam