Bir kitabı okurken geçen iki saatin, ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.
Dünya yıkılırken kendi derdinden başka şey görmemek bencillikti, evet. Ama hayat böyleydi, gezegenin yarıçapı kalbinkiyle eşitti. İnsan gözü, içine bakmaktan kamaşınca dışını göremiyordu.
"Yapmamız gereken" diye devam etti, "geleceğe bakmak ve umut duymak. Kayıplara rağmen kuvvetle, hatta belki eskisinden daha da güçlenmiş olarak devam etmeyi denemek.
Demek, insan büyük konuşmamalıydı hayatta. Aptallıklar ve hatalar da bizim için yaratılmıştı. Vakti geldiğinde payımıza düşeni alacak, kabahatte ve cehalette de sıramızı savacaktık.