Ben Makar Alekseyeviç'im
Bir şeyden öylesine bahsetmiş olmam yetiyor, sardunya dedim diye hemen gidip almışsınız!
Sayfa 12·Kitabı okuyor
Alıntı
Adamın biriyle konuşuyordum. Sizin Ruslardan, sert bir adam. Ona kalırsa, gönlünün dilediği gibi değil de, Tanrı'nın buyurduğu gibi yaşamalıymış. Tanrı'ya yakarırsan, dilediğin her şeyi verirmiş sana. Oysa kendisi delik-deşik, yırtık-pırtık giysiler içindeydi. Dedim ki; "Sana yeni giysiler vermesi için Tanrı'ya yakarsana!" Kızdı, sövüp sayarak kovdu beni. Oysa, az önce insanları bağışlamak, sevmek gerektiğinden söz ediyordu. Eğer sözlerim ona dokunduysa, beni bağışlasaydı ya. Al işte sana öğretmen! Başkalarına az yemek gerektiğini öğretir, kendileri günde on öğün tıkınırlar.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Hayat ha? Başka insanlar ha? diye sürdürdü sözlerini. Hele hele! Sana ne bunlardan? Senin kendi hayatın yok mu? Başka insanlar sensiz yaşıyorlar ve sensiz yaşayacaklar. Yoksa birilerine gerekli olduğunu mu sanıyorsun? Sen ne ekmeksin, ne de değnek, kimsenin sana ihtiyacı yoktur.
Sizin olan,Makar Devuşkin, benim değil bu alıntıdan sonra:)
edebiyatta bir Shakespeare var,derlerse; Shakespeare de saçmalık, bütün bunlar cidden saçmalık ve hepsi de sırf hiciv için yapılıyor!
Meleğim, güvercinim, canım Varenka! – Makar Devuşkin
Ben sizi, Tanrı'nın gün ışığı gibi sevdim, öz kızım gibi sevdim, sizi hep sevdim, canım, bir tanem! Ve ben bir tek sizin için yaşıyordum!
Sayfa 174·Kitabı okudu
Ne tuhaf tabiatınız var Makar Alekseyeviç! En ufak şeyden dehşetli etkileniyorsunuz. Bunun için hiçbir zaman yüzünüz gülmeyecek.