Avrupa milliyetçiliği dünyanın geri kalan parçasını "medenileştirme misyonu" nu hak ve vazife olarak görüyordu.Sorun , büyük devletler arasında kimin hangi dünya parçasındaki kavimlere öğretmenlik ve ebeveynlik(!) yapacağı meselesiydi.
100. yılına giren Cumhuriyet hayatı aslında bir toplumun değişmesinin ve o değişmeyi kendisinin yaratabilmesinin, nihayetinde de o bilince ulaşabilmesinin çok canlı bir tarihi örneğidir.