Şermin Yaşar, hep sevdiğim bir yazar oldu. Bizi insanı anlamaya, değer bilmeye, empati yapmaya çağıran, hayatımızın tam da ortasından bahseden bir anlatımı bana iyi hissettiriyor. En son okuduğum kitabı yine empati odaklı bir kitap olan Söyleme Bilmesinler idi. Bunda da benzer hisler yaşadım, ama daha çok içime işledi.
Selime Teyze'ye ayrı üzüldüm satır aralarında, Meltem'e ayrı. İkisinin de şefkat ve sevgi beklentisi o kadar yaralıyor ki insanı. Bir şey yapmak istiyorsun.
Kendimce, yeşilçam edasıyla keşke birlikte yaşayıp birbirine derman olsalar diye düşünüyordum ki; şu diyaloğa denk geldim:
" Ortada bir sorun gördüğümde, her şeyi çözebileceğimi, herkese merhem olabileceğimi, herkesi iyileştirebileceğimi sanırdım. Sonra fark ettim ki, yardım etmeye çalıştığım kişiden daha çok ben koşuyordum onun derdine. O ise kendiyle benim kadar uğraşıyordu. Kırkından sonra öğrendim herkesin bir tekamül yolculuğu olduğunu. Kimseyi yolundan çeviremedim. Saygı duyman gerekir. Müdahale edemezsin."
Bu da benim gibi fazla empatlara bir çıkarım olsun ne diyelim.
Velhasılkelam ben çok beğendim, bir tık içimi keder kaplasa da.