Sabahtan akşama kadar bir şeylerin olmasını bekliyorsun ama hiçbir şey olmuyor. Başın ağrıyana kadar yürüyor, yürüyor, yürüyorsun; kafan çatlayana kadar düşünüyor, düşünüyor, düşünüyorsun. Hiçbir şey olmuyor. Yalnızlığa terk edilmişsin. Yalnızlık, yalnızlık...
Birey ancak kendi özünden gelen davranışları gerçekleştirirse sonsuzluğun havasını yakalayabilir. Sürekli değişen modadan veya eğilimlerden değil de bizi ayrıcalıklı bir birey yapan kişiliğimizden yola çıkarsak gerçek potansiyelimizi sonsuzluğa taşıyabiliriz.
Geleceğin veya geçmişin sanallığında yaşamı yakalamaya çalışmak yapaylık içerir ; bizi gerçeklikten koparır. Çünkü biz aslında sadece şimdiki zamanı bütünüyle algılarız. Geçmişin görevi yaşadığımız anı aydınlatmaktır. Geleceğinki ise şu anı zenginleştirip derinleştirmek...