Ali

Ali
@malidvrci
Avukat
Ankara Hukuk
Ankara
Nilüfer, 15 Ekim 2001
29 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
Türkiyeli olmak
Türkiye'de eğitim daha ilkokul sıralarından başlayarak "hak yok vazife var", "büyüklerini saymak" ve "varlığını Türk varlığına armağan etmek" gibi slogan ve tekrarlar üzerine kuruludur. Bütün ilk ve ortaöğretim boyunca "övme" ve "övünme" edebiyatı geçerlidir. Dogmatik bilgilerin ezberlenmesi ve tekrarlanması esastır. "Milli tarih" ve yurttaşlık bilgisi dersleri bu alanın ana ideolojik programlarını oluşturur. Tarih öğretiminde Osmanlı monarşisinin "mükemmelliği" başlıca temadır. Tarihte olmuş karşılıklı gaddarlıklar susuşturularak ya da tek yanlı bilgilerle geçiştirilir. Böylece, haklılık-haksızlık tartışmalarına kapılar kapanır. Bu yüzden "hak" kavramı da gelişemez. Çünkü bunun temeli olan objektiflik ve tarafsızlık duygusuna yer yoktur. Sonuçta bir taraf, belli bir ulus, belli bir devlet ya da belli kişiler daima haklı çıkarlar. Ezber ve hazır cevaplar düşüncenin yerini alır, birörneklik çeşitlilik ve hoşgörünün aleyhine işler.
Sayfa 114 - BDS Yayınları·Kitabı okudu
İnsan Hakları
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?

Ali

, bir kitap okudu
10/10
·343 syf.·
Beğendi
·
17 günde okudu
·
2021 48. kitabı
Bülent Tanör
10/10 · 4 okunma
Yargısız İnfazlar
"Ölü olarak ele geçirme" diye bir şey olamaz; "öldürme" ya da "ele geçirme" olur. Ölü vücut "ele geçirilmiş" sayılmaz; ancak "sağ" kalan için bu ifade kullanılabilir. Dolayısıyla bu terminoloji insan onurunu da küçük düşürücüdür. Ama alışkanlık o noktaya varmıştır ki, "sağ olarak ele geçirme" diye haber başlığı bile konabilmektedir (Cumhuriyet, 25.5.1988).
Sayfa 34 - BDS Yayınları·Kitabı okudu
İnsan Hakları
Abdülhamit mutlakiyeti
Bu dönemde sansür ve "zararlı yayınlar"ın yakılması işi Encümen-i Teftiş ve Muayene adlı bir kurula verildi (1881). Gazete ve dergilerin sansürü ise Matbuat Müdürlüğü'ndeki bir kurula verilmişti (1878). Gazetelerin uymaları gereken esasları bunları bildiren 9 maddelik gizli yönetmelikte, her şeyden önce padişahın sağlığı, ürün durumu, ticaret ve sanayinin ilerlemesi üzerine haberler verilmesi isteniyor; "şahsiyata" ilişkin yazıların, şikayet dilekçelerinin, "Ermenistan" sözcüğünün, yabancı hükümdarlara karşı yapılan gösteri ve suikastların yayınlanması ve bu yönetmelikten gazetelerde söz edilmesi yasaklanıyordu. Uygulamada yasaklanan sözcüklerin listesi hayli uzundur. Bir fikir vermek için şunlar anılabilir: Girit, Makedonya, Kanun-ı Esasî, hukuk-ı millet, ıslahat, hürriyet, müsavat, vatan, cumhuriyet, bomba, dinamit, millet, zulüm, adalet, deli ve birader (Sultan Murat'ı akla getirdiğinden), hasta ("hasta adam"), yıldız, tepe (Saray'ı akla getirdiğinden), sakal, boya ve burun (padişahın boyalı sakalı ve burnu, bu yüzden coğrafyadaki "burun" sözcüğü yerine "çıkıntı" kullanıldı), Reşat (Neş'et adıyla anıldılar), suda eritmek anlamına gelen halletmek (tahttan indirmek anlamına gelen hal' etmek fiiliyle benzeştiğinden), tahtakurusu ("tahtın kurusun" dileğini ses bakımından çağrıştırdığından) vb.
Sayfa 162 - Yapı Kredi Yayınları, Cogito·Kitabı okudu
Sansür
1921 Teşkilât-ı Esâsiye Kanunu'nun Hazırlanışı
1921 Anayasası, hazırlanış ve kabul özellikleri bakımından Osmanlı-Türk anayasacılığının en demokratik, belki de tek demokratik örneğidir. 1876 Anayasası padişahın atadığı bir komisyonca hazırlanmış ve padişahın tek yanlı iradesi ile ortaya çıkmış bir Ferman Anayasası'ydı. 1909 değişiklikleri misak karakteri gösteriyordu; ama oluşumlarında yine de Heyet-i Âyân'ın payı ve padişahın onayı gibi antidemokratik ortaklar vardı. 1924 Anayasası, bağımsız davranmayı başarmış olsalar da adaylıklarını ve milletvekilliklerini Mustafa Kemal'e borçlu kişilerden oluşan bir meclis tarafından yapılmış olacaktır. 1961 ve 1982 Anayasaları ise askeri darbeler ve rejimlerin ürünüdür. Bu ikisi, aralarında hazırlanış koşulları ve içerikleri bakımından önemli farklar bulunsa da, demokratik kurucu organlar eliyle ve demokratik usüller yoluyla doğmuş değillerdi.
Sayfa 250 - Yapı Kredi Yayınları, Cogito·Kitabı okudu
Anayasa