Kadınlar tipik olarak "saygı duyabilecekleri" -hırslı, kendine yeterli, kontrollü ve başarı odaklı- erkeklerle evlenmektedir. Ne var ki evlilikten hemen sonra, bu erkeklerin duygusal olarak kendilerine pek bir şey vermediklerinden yakınırlar. Aslında, evlenmelerine gerekçe olan kişilik özelliklerinin aynısı, şimdi de kızmalarına gerekçe olmaktadır.
Peki erkek hangi duyguları, dürtüleri ve ihtiyaçları engelliyor? Yanıtın şöyle veya böyle tamamı olduğuna inanıyorum. Neredeyse bebeklikten başlayarak, erkeksi hedef yönelimli, iş odaklı, girişken davranış tarzına engel olan duygularını ve ihtiyaçlarını kontrol etmesi öğretilir. Yani, duygusal alandaki sosyalleşme deneyimi, "Yapmamalısın" olmaktadır. Doğrudan veya örtülü, sistemli olarak duyguları ve dürtüleri değişmez bir şekilde bastırılır.