Muhammet Topçu

Muhammet Topçu
@mamiyas
Sen gülünce bana anlatılması mümkün olmayan duygular doğuyor içime. Ama bütün yaralar silindiğini zan-etmem. Bil ki sana çektirdiklerim bende hala geceyi yarıp duran bir ağırlık. Onlarla yaşamayı öğrendim, sustum, ama unutmadım. Beni affettiğin anı, kalbinin en ince yerinden hissederim, buna sözüm var. Fakat artık eski ben değilim. O çocukça yanımı geride bıraktım. Senin bir gülüşüne kanıp, her şey tamam sanacak biri değilim artık. İçimde büyüyen pişmanlığın sessizliği, bana bunu öğretti. Gözlerin çok güzel.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
“Şimdi şiir bence senin yüzündür” Yazamadığımı, söyleyemediğimi buraya bırakıyorum. Kalbimde taşıdığım çok şeyi sana aktaramadım, belki yanlış anladın, belki ben yanlış anlattım. Biliyorum çok canını acıttım, ama asla böyle olmasını istemedim. “Başını göğsüme sakla sevgilim” Tek isteğim seni incitmemek değil, sana sığınacak bir yer olmaktı. Sözcüklerimden taşan bütün hatalarımla, sessizliğimle, pişmanlıklarımla buradayım. Keşke sana yazabilsem. Her şeyi. Sen yalnız değilsin, bu hissiyatı gönlünün en derinliklerine koyabilmek arzum.
Hissedince sana vurulduğumu Anladım ne kadar yorulduğumu Sakinleştiğimi, durulduğumu Denize dökülen bir pınar gibi Şimdi şiir bence senin yüzündür Şimdi benim tahtım senin dizindir Sevgilim, saadet ikimizindir Göklerden gelen bir yadigar gibi Sözün şiirlerin mükemmelidir Senden başkasını seven delidir Yüzün çiçeklerin en güzelidir Gözlerin bilinmez bir diyar gibi Başını göğsüme sakla sevgilim Güzel saçlarında dolaşsın elim Bir gün ağlayalım, bir gün gülelim Sevişen yaramaz çocuklar gibi - Sabahattin Ali Çocuklar Gibi
Gönlümde senin çektiğin acılar nasıl yankılanıyor bir bilsen o ışığı kapatırken gönlün rahatlardı.
Üzüntümün ağırlığı kimsenin umursadığı bir şey değildi. Yalnızken dışarıya, yanındayken sessizce içime ağladığımı kimse görmedi. Sözler öyle kolay döküldü ki karşımdakilerin dilinden, başka biriyle konuşmaları, başka şeylerle meşgul olmaları… ama diyecek bir sözüm veya üzülecek bir hakkım olmadığını bilmek çaresizliğin ta kendisi. O kadar kırılgan ve haksız hissettim ki, üzülmeye hakkım yoktu. Bu duyguları saklamayı ustalıkla öğrendim. Ama tek başıma kaldığımda gözlerimden taşan birer cehennem ırmağına dönüşüyor her şey. Gözlerim yanıyor, ruhum kavruluyor. Kimse bilmez içimde kopan bu sessiz fırtınayı. Ne kadar çok üzülenileceğim kimsenin umrunda değildi.