berivan

Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
ve gözlerin ki bütün bir dünyayı birleştirir'
-mutlu inek bu bir pink floyd albüm kapağı değildir sıcak para endişesi hiç değildir değildir piyasa korkusu bir deplasman fobisi asla değildir hadi sana merhaba bankalardan ve barbarlardan sanayi reformundan ve modern iktisattan bütün bu çürümüş bakışlardan bağrına sığınıyorum ne iyi olsa gerek bu ölek desen hayli hayli ölünür seninle sana merhaba durdum ve düşündüm aklıma bir sonbaharı iğfal etmek geldi sonra kalçaları güneş görmemiş bir sonbaharı geldi ve gitti kahve yaptım, ot içtim sonra yediğim dondurmaya aşık oldum sen aklıma geldikçe yağmur yağdı yağdıkça kendimi bıraktım, yağdıkça namaza başladım düşüncemdeki karışıklıklara denk düştün bu iyi oldu bu çok iyi oldu birlikte çıldırabiliriz yemin ediyorum bunu yapabiliriz merhaba çok düşündümdü de düşüncemi yüzünde eritirken misal
Şiir
insan olmak bizatihi sansasyoneldir'
-ah o gemide ben de olsaydım alper’den 700 lira borç aldım bugün israil devleti gömülsün diye karanlıklara çünkü eğer borcu varsa bir mazlumun başka bir mazluma bir mazluma mazlum… sevgilim tam buraya uygun bir ayet bulamıyorum oysa ne çok ayet vardı 90’larda baktığımız her yerde ayrı bir allah gördüğümüz her peygamber yeni bir mağara insan olmak bizatihi sansasyoneldir diline döktüğüm dilleri hatırlasana alper bana 700 lira borç verdi bugün israil kaç mermi yapabilir bu parayla? tarık ali’nin muhammed ikbal için söyledikleri doğru mu? frengiden öldü diyor lahor pavyonlarında. işte 90’larda böyle şeyler düşündük biz sevgilim düşündük şiir yazınca temizlenir ülkemiz. şimdi ikbal cennette, tarık ali ingiliz merminin de biliyorsun, bini bir para ve diyelim ki humeyni’yi de seviyorum jack daniel’ı da diyelim ki ev kirasından muaftır bütün şehir diyelim ki zalimler de centilmen olabilirler… bana duyduğun sevgiyi azımsasana! lira bana alper borç bugün verdi 700. hemen iki paket malbora, biraz mızrak, biraz kuz.
Üç sokak ötede bir ev var yeşil gibi sana onu gösteririm‘
Bu kıvırcık ateşten yalanlar 300.000 Kimi sularca inanıyorum kimi zulüm yakıcı Çocuksu, deli deli zincirler boğuntusu gök Elimde kolumda senin seslerin var gel de aldırma Kadınları çıplak görüyorum koşup seni soyuyorum Bir açıcı gerdanlık görsem boynun aklıma geliyor bilemezsin Seni kentlere seni bankalar seni seni 300.000 Seni zamansız ölümlere karşı koyuyorum hep aklımdasın Yükün ağır, bir irisin bir ufaksın yetiştiremiyorum 300.000 Kapattığımız sağnak akşamları açtığımız sabahları 300.000 Elimden tut beni acar balıklara alıştır Tekin durmayı öğret acıkmış aç kayalarda Gel anasız pencereme perde ol kurtulayım Kalk ellerini yıka bize gidelim Soyunur dökünür odalarda konuşuruz Bir o kaldı 300.000 Odalara kapanmak odalarda konuşmak odalarda ölmemek Canımız çekerse sevişiriz de kalk gidelim Üç sokak ötede bir ev var yeşil gibi sana onu gösteririm Konuşur sevişir dövüşürüz 300.000 Benim yırtıcı kuşlara tutkum işte bundan ötürü Yadırgamadan gökyüzüne aşka acıkmaya alışkın Zamansız gelme elim kolum dağınıksa sarılamam Senin ağustos çeşmeleri yüzüne özlemle eğiliyorum Bir karşı durulmaz istek bir telaşla kendiliğinden Bir serin renk anlıyorum aydınlık gözlerinden sorma Sen zenginsin alırım tükenmezsin Allah gelene kadar sen olursun şiirlerimde bu bir Boş ver kavgalara kuruntu sorunlarına boğuntuya gelme
Şiir
‘o okudukların aldattı mı seni’
okur hep başka bir yerde olmak, en azından kendi düşüncelerinde kaybolmak ister. her okumada bu kaçış tipi vardır
1000Kitap