berivan

çok özür dilerim mehmed abi, her şey için
10/10
·391 syf.··
2023 9. kitabı
Evet, beni derinden, her şeyiyle sarsan, küçücük bir cümlesinde bile kendimi hayal etmekten geri duramadığım, bu kısmi otobiyografik anlatı için bi şeyler söylemeden geçip gidemezdim. Mehmed uzun'un okuduğum ilk kitabı değil, ama keşke ilk olsaydı. öyle olsa, daha farklı bir bilinçle, bir şeylerin daha farkında olarak, daha fazla anlamaya yaklaşarak okuyabilirdim belki. ama en azından bundan sonrası için bu manada çok daha dikkatli olacağım, eminim buna. Asıl ismi heme'dir Uzun'un. ama bu isim resmi hayatta yasak; bu ismi alamazsınız, bu isimle nüfus kaydı yaptıramazsınız, bu isim ancak kendinize ait o küçücük sosyal hayatınızın ismi olabilir. bu yüzden mehmet olarak değiştiriliyor. korkunç bir türkifikasyon diyor Uzun buna, devlet tarihinde, hep utanmaları gereken günahkar ve zorba sayfa böyle açılıyor. Kitabın ilk bölümlerinde, daha yazıyla tanışmadan önceki hayatından bahsediyor Uzun. dedesini (ape heme'yi hiç unutmayacağım) nenesini, babasını öyle canlı canlı ve hissederek anlatıyor ki, hepsini tanır gibi oluyorsunuz. özellikle Ape Heme'yle olan ilişkisini çok kıskanmıştım okurken, sürekli onu gezdiren, ona destanları, hikayeleri anlatan, komşusu olan 'iyi insanlar'ı dilinden düşürmeyen Ape Heme. o, herkeste ortak olarak 'iyi'yi yakalayabilmeye çalışıyordu hep. çok büyük bir erdem bu bence, insanın sırıtası geliyor hep düşününce. Uzun dedesini 'o bir ruh insanıydı, yani var olan, Allah'ın yarattığı her şeye karşı, insana, tabiata, toprağa, hayvana, kuşa, çiçeğe, yemişe karşı sınırsız bir sevgisi olan, felaket ve musibetlerde bile bir iyilik arayan, dış dünyadan, yabancılardan tamamıyla uzak, sade ve yoksul dünyasında, iyiliğin kötülükleri sağaltacağına, kötü kalpleri temizleyeceğine inanan bir adam' diye tanımlıyor, çok hoş. Ruhun gökkuşağı ismini Uzun birçok
1000Kitap
Ruhun GökkuşağıMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 2013907 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2022 6. kitabı
allahım ben çok sevdim bu kitabı. asla bir şeyler söylemeden geçemeyecekmişim, bitirdiğimden beri onunla oturup kalkıyorum. kitabı kafasını çok çok sevdiğim bir canım arkadaşım vermişti bana baya önceden. neden daha önce okumamışım diye kısa süreli bir hayıflanma geçirdik. yazarın okuduğum ilk kitabı. bir yunan miti olan minotorla başlıyor bir şeyler. onunla ilgili bildiğim tek şey boğa başlı insan vücutlu klasik yunan tanrısı gibi bir şey oluşuydu. hiç düşünmemiştim hikayesini, bazı şeyleri öylece bize hiç değmeden geçiyoruz işte. kitabın kapağında picassonun minotorların kralı adlı resmi var. kitabın isminin bende yarattığı hisle bir ilgisi var mı bilmiyorum ama resmi görür görmez onu kendime çok yakın hissetmiştim. değişik bir hüznü var. ana karakter de onu kendine çok yakın hissediyor, hatta o tam da biraz minotormuş. (radikal empatik-somatik sendromu varmış abimizde) kitapta ayrıca dönemin bulgar halkı ve sosyalizmin insanlar üzerinde yarattığı genel buhranın izleri de gayet ince ince sezdiriliyor, alıyorsunuz onu. genel bir çözümsüzlük yansıyor her yerde. ama hiçbiri uzak değil, biliyoruz. öyle çok yerin altını çizdim ki, hep dönüp okuyasım geliyor. daha önce hiç böyle bir kitap okumamışım bir de. okurken hiç sıkılmadım, bazı yerlere dönüp tekrar tekrar baktım. bir de yeni bir farkındalık değil ama, evrensel olan ne çok şey var ya rabbi. dünyanın sonundan sonra açılacak kısmını çok sevdim bir de, müthiş bir yalınlığı var. öykü satın alan adam kısmı beni o kadar üzdü ki. bilmiyorum. gaustin'e değinemeden geçemeyeceğim bu arada, çok tanıyamadım ama onu çok seviyorum. bir süre daha içimizde taşımaya devam. çabuk unutmamak için dönüp dönüp hafızamı zorlayacağım bir kitap. ne kadar derinlere itelesek o kadar iyi. birilerinin bu kadar şeyi hissetmesinin bir adı varsa
1000Kitap
Hüznün FiziğiGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 20171,483 okunma
9/10
·336 syf.··
2021 14. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2021 12:38
Kitabı sahafta görüp incelemeye başladığımda, hemen okuyayım diye büsbüyük heyecanla aldım. 59 yazarın hayatta olmayan yazarlara yazdıkları mektupların toplamından oluşuyor. Yeraltına mektuplar diyince işin metafizik kısmı daha çok ön planda gibi duruyor ilkin, ama daha bir gerçeklikle yazılmışlar sanki. Bir de asla okunamayacağını bile bile yazınca ( aşırı kesinmiş gibi) nasıl olunuyor, daha mı açık sözlü, daha mı ne olursa olsun gibi diye düşünüyor insan. Yürürken ben kime yazardım acaba diye düşünüyordum. Böyle seçmeye çalışıp ona kafadan hazırlık yapmak da çok hoştu. Mektup türünde yazılmış olmaları, kolay okunabilir hissi verse de, her birinden sonra biraz sindirmek gerekiyor sanırım. (bu da tam anlamıyla nasıl oluyorsa) Ben o yüzden daha bir bir şeyler yazarak okudum. Yine de çok yalın ve apaçık ilerledi. (daha çok türle ilgili bir kısım bu tabii) Bazı yazarları hiç bilmediğimi fark ettim mesela, çok sevip okuduğum birini çok etkilemiş ama ben ismini bile duymamışım. Orda o kocaman yetersizlik çarpıyor işte, hep de çarpacak. Bazı mektupları tamamen işaretledim, tekrar tekrar okunur, güpgüzellerdi çünkü. Kitapla ilgili hiçbir şey yazılmadığını görünce, belli bir referans olabilir diye yazmayı düşündüm. 2013’te yapılmış 1. baskıyla devam ediyor hala. Belki gelir devamı da. Ben büyük hüznüne rağmen severek okudum.
Yeraltına MektuplarMurat Yalçın (Editör) · Yapı Kredi Yayınları · 201313 okunma
8/10
·168 syf.··
2021 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2021 00:44
Kitap, temelde Kürt ulusal hareketinin başlangıç döneminden 20. Yüzyıl başına kadar olan zamandaki sosyopolitik olayların incelemelerinin sentezi gibi. Her şeyden önce kendini okutabilen bir akıcılığı var. İçerdiği konuların hala dipdiri karşımızda olması da ayrıca ilgi çekicidir. Verilen her bilgiden sonra dipnotlarda kaynak belirtilmesi, işin farkı boyutlarca değerlendirilmesini de sağlayabilirmiş gibi geldi bana. Kürt aydınlanmasında büyük role sahip birçok kürt aydınının, eğitime ve kültürel faaliyetlere verdikleri öneme, bu konuda yürütülen büyük çaplı çalışmalara da ayrıca yer verilmiş. Devletin, bugün dahi uyguladığı totaliter rejimin, var olma mücadelesi veren Kürt halkı üzerinde yarattığı derin tahribatı görmek için bizim çok da matah araştırmalara ihtiyacımız yok. Bazı yerleri okurken, aslında hiçbirine çok da uzak olmadığımızı öyle net hissettim ki. Bu kadar zaman değişen şeylerin bunca az olması direkt şunu sorduruyor insana ‘kolektif kötülüğümüzün bu kadar sıradanlaşmasını nasıl bu kadar rahat sindirebiliyoruz?’ Sadece belli bir zamanı kapsadığından dolayı yeterli bir kaynak değildir bence, ama yine de kafamda bazı şeylerin daha iyi oturmasını sağladı. İnsanların bu kadar yaşama bağlı olması bende çoğu zaman boşunalık duygusu yaratırken, okuyunca hayran olunulabilir mi acaba diye düşündüm. Bazı yerlerde çok üzülünülmesi dışında iyi okunurmuş.
Kürt AydınlanmasıCelîlê Celîl · Avesta Yayınları · 201323 okunma
10/10
·253 syf.··
2021 1. kitabı
Sahaftaki abiyle gerçeküstü seviyorsan mutlaka oku diye konuşmuştuk, filminden de çok bahsetti hatta, izleyeceğim onu da en kısa zamanda. Boris Vian'ı sadece ismen biliyordum önceleri. Kitaptaki antimilitarist antikapitalist duruş çok hoştu öncelikle, incelikle de eleştirilmiş hem. Son kısımlarda din kisvesi altındaki yozlaşıklık öyle güzel örneklenmişti ki, bu konuda hiçbir şeye artık şaşıramam herhalde diye düşünürken yüzümü buruştura buruştura okudum hep. Keşke yüzümde şeyh çıldırtan yarıklar da olsaydı. Öyle hoş bir hastalık tanımı vardı ki, üzülünemiyordu bile romantikliğini düşünmekten. Ciğerindeki nilüferden hastalanan güpgüzel bir kadın ve bunun yine çiçeklerle düzelebileceği ümidi.. Kitaba sadece aşk romanı deyip geçmek vicdanen rahatsız ederdi sanırım beni, ama bazı yerlerde öyle salt sevgi vardı ki hoş hoş okudum. Ayrıca aynı zamanda Vian'ın yakın arkadaşı olan Jean Paul Sartre'den de çokça bahsedilmesi, hatta ayrıca bu bağlamda 'Jean Sol Partre' nin yaratılması da ilgi çekici başka bir kısımdı. Hatta Chick'in ona ve kitaplarına bu kadar bağlılığı bana Canetti'nin körleşmesini hatırlattı. Özellikle sonuna doğru hiç bırakamadan okudum, hatırlayınca buruk buruk şaşıracağım yine bu kadar farklılığına.
Günlerin KöpüğüBoris Vian · E Yayınları · 20242,227 okunma