berivan

berivan
@mandalsht
Van
89 okur puanı
Mart 2018 tarihinde katıldı
yaşamak hâlâ ve yeniden delice umrumuzdadır ya
— oysa son görüşmemizde kitap okumadığını, onun yerine yaşamayı yeğlediğini söylemiştin. — öyle... bir zamanlar gerçekten yaşayabileceğimi sanmıştım. yaşamak neyse... nedir yaşamak? soluk alıp vermekten başka? yaşama sanatı? evet, yaşamayı yeğleyebileceğimi sanmıştım. oysa hayat beni çoktan aşmıştı. terk etmişti demeye dilim varmiyordu da ondan böyle söyledim belki. ucundan, kıyısından tutabilmek için yeniden kitaplara sarıldım ben de.
1000Kitap
Reklam
onu sevmek, yaşamayı sevmek, dünyayı sevmek gibi bir şeydi
nevin, tuhaf bir adam olduğumu söyler dururdu. ben de kendime ona duyduğum sevginin biraz hasta bir sevgi olup olmadığını sormuşumdur ara ara. hayır, elbette hasta bir sevgi değildi. yalnız çok şiddetli, çok yoğun, bölünmemiş bir sevgiydi. yüreğimde hayatın çeşitli görünüşlerine, dünyadaki başka varlıklara yönelebilecek ne kadar sevgi varsa, hepsini ona karşı duyuyordum. onu sevmek, yaşamayı sevmek, dünyayı sevmek gibi bir şeydi. bu yüzden ondan kaçmaktan başka çarem yoktu. kırıntılarla, yasaklanmış gizli buluşmalarla yetinemezdim. nevin, bütünüyle benim olmalıydı. oysa onunla birlikte yaşamayı aklımdan bile geçiremezdim. (...) yalnızlığıma çekilmemi de korkakça ve edilgin bir direniş olarak nitelendiriyordu. bu korkakça direniş, nedense daha güçlü kılmıştı beni. sonunda geri çekilen nevin oldu. bunun aslında benim yenilgim olup olmadığını hala düşünür dururum.
1000Kitap
'evet, ben kimseler tarafından görülmem. yalnızlığım, koyu bir sis gibi bedenimi sarıp sarmalıyor demek ki. ya da şimdilik insanları korkutacak kadar yalnız değilim. gerçek bir yalnızın ürkek, yabanıl bakışlarıyla bakmıyorum daha. hala biraz onlardan, sokaktakilerdenim. sokakları bu kadar sevdiğime göre, diyorum ki, sokaklarda öleceğim ben. en iyisi. sokakların en canlı olduğu bir öğle zamanı kaldırıma yığılıp kalmamdır.'
Sayfa 42·Kitabı okudu
1000Kitap
insan senin ölümsüzlüğüne inanacak oluyor*
...intihar ettikten sonra nasıl varolduğunu kendime açıklayamıyorum, ama ölümün öyle kabul edilemeyecek bir şey ki çılgınca düşünceler doğuruyor: insan senin ölümsüzlüğüne inanacak oluyor. peru'ya gitmedin, siyah potinleri sevmedin, pembe çakıllı bir yolda yalınayak yürümedin. yapmadığın o kadar çok şey var ki insanın başı dönüyor, çünkü bizim de yapamayacağımız ne kadar çok şeyin olacağını gösteriyor. zamanımız yetmeyecek. sen beklememeyi seçtin. sonsuz sanıldığı için yaşama tutunulmasını sağlayan gelecekten vazgeçtin. insan tüm yeryüzünü kucaklamayı, tüm meyvelerin tadına bakmayı, tüm insanları sevmeyi isteyebilir. bizi umutla besleyen bu yanılsamalara sırt çevirdin.
1000Kitap
sen, şimdi yanı başımda ışıl ışıl parlıyorsun*
yaşamın bir varsayımdı. yaşlanıp ölenler bir geçmiş yığınıdır. insan onları düşününce, oldukları şey gelir gözünün önüne. seni düşündüğümde olabileceğin şey geliyor. sen bir olasılık yığını oldun, hep öyle kalacaksın. şurada seninle konuştuğuma göre, gerçekten ölü müsün? yaşıyor olsaydın, arkadaş mıydık acaba? ben öteki çocuklara daha çok bağlıydım. ama farkında olmadan, zamanla koptum onlardan. yeniden görüşmeye başlamamız için bir telefon yetebilirdi. hiçbirimiz kavuşmanın yaratabileceği düş kırıklığını göze alamadık. senin sessizliğinse bir söz sanatına dönüştü. ama onlardan, hâlâ konuşabilmelerine karşın ses çıkmıyor. kendimi onlara onca yakın hissetmiş olsam da, aklıma gelmiyorlar. ama eskiden uzak, soğuk, gizemli duran sen, şimdi yanı başımda ışıl ışıl parlıyorsun. içime bir kuşku düştüğünde, sana danışıyorum. verdiğin yanıtlar onların verebileceklerinden çok daha doyurucu geliyor bana. nerede olursam olayım, hep yanımdasın. yok olup giden onlar. sense varlığını en çok hissettirensin.
1000Kitap
Reklam