Günlerin KöpüğüBoris Vian

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.037
Gösterim
Adı:
Günlerin Köpüğü
Baskı tarihi:
Haziran 2011
Sayfa sayısı:
253
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753900584
Kitabın türü:
Orijinal adı:
L'ecume Des Jours
Çeviri:
Elif Ertan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
E Yayınları
-Hayat böyle, dedi Chick
-Hayır, dedi Colin

"Yaşamda önemli olan, her şey için bir yargıya varabilmektir. Sonunda kitleler haksız bireyler haklı çıkar. Yaşam kurallarının sayısını azaltmak gerekir, yaşamı sürdürmek için onları izlememize gerek yoktur. Aslolan iki şey vardır: güzel kızlarla aşk, ve New Orleans'ın ya da Duke Ellington'un müziği, ikisi de aynı şey. Geri kalan yok olmalı, çünkü geri kalan çirkindir, ileride gelecek olan sayfalara tüm gücünü tamamen gerçek bir öyküden almıştır, çünkü başından sonuna kadar ben hayal ettim. Öykünün düz anlamıyla maddesel olarak ortaya çıkışı, temelde dolambaçlı ve ısıtılmış bir atmosferde bozulmalar ortaya koyarak gerçeğin, düzensiz kıvrılmış bir yüzey üstünde yansıtılmasıyla elde edilmiştir. Görüyorsunuz itiraf edilebilir bir yöntem, eğer bit yöntem varsa."
-Hayat böyle, dedi Chick
-Hayır, dedi Colin

"Yaşamda önemli olan, her şey için bir yargıya varabilmektir. Sonunda kitleler haksız bireyler haklı çıkar. Yaşam kurallarının sayısını azaltmak gerekir, yaşamı sürdürmek için onları izlememize gerek yoktur. Aslolan iki şey vardır: güzel kızlarla aşk, ve New Orleans'ın ya da Duke Ellington'un müziği, ikisi de aynı şey. Geri kalan yok olmalı, çünkü geri kalan çirkindir, ileride gelecek olan sayfalara tüm gücünü tamamen gerçek bir öyküden almıştır, çünkü başından sonuna kadar ben hayal ettim. Öykünün düz anlamıyla maddesel olarak ortaya çıkışı, temelde dolambaçlı ve ısıtılmış bir atmosferde bozulmalar ortaya koyarak gerçeğin, düzensiz kıvrılmış bir yüzey üstünde yansıtılmasıyla elde edilmiştir. Görüyorsunuz itiraf edilebilir bir yöntem, eğer bit yöntem varsa."
(Tanıtım Bülteninden)
"Lambalar ölüyor..." dedi Chloé, "Duvarlar da daralıyor. Ve buradaki pencere de..."

Ciğerinde bir nilüfer çiçeği..
Çiçek açmamalı, soldurmalıyız onu. Susuzluktan ölse bile, günde iki kaşıktan fazla içmemeli... O nilüfer, çiçek açmamalı..

Hayatımda okuduğum, duyduğum ya da hayal edebileceğim en güzel hastalık tarifi.

Dünya, çevresinde daralır insanın. Hissettiği her şey, sonsuz bir hızla ikiye katlanır. Bir selamına yenilebileceğin insanların hiçbiri yoktur yanında. Sadece can bildiklerin vardır. Canına can katmak için canlarından vermeye hazırdırlar.

Her yer değişir, her şey değişir, hiçbir şey yapamazsın.

İyileştirmem gerek..
İyileşmem gerek..
Birlikte iyileşelim!!

Onun iyileşmesi için en uygun yerde yaşamasını sağlamak..
Ona çiçek alabilmek için her şeyini satmak.. Ki kokladığı çiçek solduğu zaman hastalığı artıyorsa eğer..

Bütün bunlar fazla fantastik gelse de, hastalığın kendisi, mucizeleri tetikleyen bir son nokta olur çoğu zaman.

"Onu diğer çiçekler öldürdü," dedi Chloé, "Özellikle de bana en son getirdikleri bir vanilya çiçeği..."
İlaçtan kıymetli ve ilaçtan etkili şeyler vardır hayatta.

Sürrealizmin doruklarında, neşe ve hüznün iç içe geçtiği, hayal unsurlarının çok yoğun yer almasına rağmen, kalbinizi acıtmayı başaran, gerçekten etkileyici, fantastik bir kitap.

İlk kısımda ne kadar hareketli, konuşkan, güçlü bir ruh halini yansıtsa da, ikinci kısımda o kadar karamsar ve dibe vurmuş duygular etrafınızı sarıyor.

Bilincin saplanıp kaldığı, kurtulamadığı, düzeltemediği yanlış bir tasarımın içindesiniz sanki.

Sonsuz aşka inanan Colin,
Partre hayranı Chick,
Boogie 'ye düşkün Alice,
Ve blues tutkunu Chloé..

Sevgide birleşirken, yaşamda farklılaşan bu gençleri mutlaka tanımalısınız.
Keyifli okumalar. :)
Bu kitap ya büyülü bir aşk romanı ya da yalnızca bir büyü.Okunduğunu anlayan ve bundan rahatsız olan kelimelerin,gözlerinizden kaçmak için yaptıkları kamuflajı fark ettiğinizde Boris Vian'ı anlamaya başlamışsınız demektir.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.130 Oy)17.529 beğeni39.585 okunma2.136 alıntı165.831 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (7.880 Oy)8.167 beğeni26.087 okunma632 alıntı127.064 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (8.499 Oy)8.443 beğeni22.918 okunma1.459 alıntı106.037 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.022 Oy)12.505 beğeni31.824 okunma2.817 alıntı132.911 gösterim
  • Yabancı
    8.3/10 (3.995 Oy)3.511 beğeni11.743 okunma1.018 alıntı47.885 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (5.540 Oy)5.827 beğeni15.277 okunma2.268 alıntı78.824 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (6.843 Oy)7.376 beğeni20.680 okunma691 alıntı80.001 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.076 Oy)7.346 beğeni19.873 okunma3.251 alıntı116.956 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.244 Oy)8.168 beğeni24.045 okunma1.934 alıntı102.836 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.268 Oy)5.377 beğeni18.196 okunma690 alıntı92.558 gösterim
Meteforik bir anlatıma sahip. Masalsı bir anlatımı var. Kadının hastalığını kalbinde filizlenen bir çiçekle, fakirleşmelerini ya da yaşanan bunalımın ağırlığını odaların büyülü bir şekilde küçülmesiyle anlatmak şiirselliğin dibi. Şiir okur gibi okumalı kitabı.
Okuduğum en başarılı kitaplardan.Sürrealizmin arşa değdiği,metaforlardan önünüzü göremeyeceğiniz Vian şaheseri.
Sevdikçe güzelleşir her şey, evi ev yapan içindekilerin mutluluğudur.Ve biz mutsuzsak, ev dediğimiz o şey üzerimize üzerimize gelen dört duvardan başka nedir ki?
Ve unutmadan, sevdiklerimiz zatürre, grip olamaz ki.Olsa olsa içine arsız bir nilüfer kaçmıştır.Ve büyüyen kistler, tümörler değil baş belası bir nilüferdir.İnsanın sevdikleri ölür mü hiç?Ah Boris Vian.
Unutmadan Sartre'e atıfta bulunulan yerler ve din adamları üzerinden dini ticaret malzemesi yapanların eleştirildiği pasajlar da çok başarılıydı.
Sevin ki büyüsün tüm güzellikler, sevin ki kalbiniz jazz ritminde atan kocaman papatya bahçelerine dönsün!
Okuyun, mutlaka okuyun.
Ne desem bilemedim, fazla garip ve olay örgüsü çok vasat bir kitaptı. Masalsı anlatım falan evet... ama konu olmayınca çekmiyor beni, nasıl desem indirimde izdiham yaşayan Nur Yerlitaş gibi hissettim kendimi. Çoğu şeyi anlamadım, konu kurgu kaçtı gitti... 5 puanımıda nilüfer , çiçekler ve 2 kaşık su için veriyorum. Olmamış Boris, marjinal olmak edebiyat değil bence...
Bay Vian'ın "Günlerin Köpüğü"nü iki günde yazmış olması beni hiç şaşırtmadı. Çünkü kitap boyunca yazarın, bize bir rüyasını anlattığını düşünmüştüm. Üstelik bu rüyanın, yakın arkadaşı Jean Paul Sartre'le geçirdiği bir günün sonrasında görülmüş olduğuna emindim. Zira bu kitap yüksek dozda "Jean Sol Partre" içeriyor. Konusu pek öyle iki kelimeyle açıklanacak gibi değil ama en azından akıcı bir üslupla yazıldığı ve hiç ağır olmadığı konusunda şüphelerinizi giderebilirim. Bir kısmı oldukça gerçekçi, diğer kısmı alabildiğine absürd olan bu kitabı belki de kendi rüyalarıma benzettiğim için beğendim. Uzun lafın kısası, "Mezarlarınıza Tüküreceğim"den sonra ilaç gibi gelen bu Vian eserini tavsiye ederim. =)
Ben hayatımda böyle saçma sapan başlayıp böyle çarpıcı biten bir kitap görmedim. Yaşayanlar bilir evde ağır bir hasta varsa evde de bir ağırlık, hastalık hissedersiniz. Hissedersiniz de anlatamazsiniz. Çünkü hiçbirimiz Boris Vian değiliz. Kitabı ilk yarısında bırakmadığım için hem çok mutluyum hemde böyle boğazımda bir düğümle kitabı kapatmak zorunda kaldığım için çok mutsuzum.
Boris VIAN metafor demektir. Kelimeleri ya da cümleleri asla ilk anladığınız anlamda değildir. Okuması zordur belki ama ciddi bir beyin antrenmanı olduğu da su götürmez bir gerçektir.
Metaforların çokça yer aldığı(bilhassa eşyalar üzerinden),soyut anlatımın yoğun olduğu,okunması gereken kitaplar listesinde sıkça karşımıza çıkan bir eser günlerin köpüğü.Anlatımı somut kitaplardan hoşlanıyorsanız benim gibi ne okudum şimdi ben diyebilirsiniz.
Başlarda normal bir kitap ve normal bir hikaye gibi ilerliyordu, ama sonra ...herşey değişti. O fantastik kurgular, hayvanların konuşması, eşyaların şekil değiştirmesi bana abartı geldi. Bu kitaptan anlayamadığım şeyler oldu. Çalışmak ve sömürülmek bu çok iyi işlenmişti, kapitalist sistem ve etkileri. Modern aşk kitabı deniyor ben aşk göremedim ya da ben mi hissizleştim .... Okumak isteyene mani olmayayım ama ben beğenmedim açıkçası.
fazla gerçeküstü ve metaforik bir anlatımı var. bu tarzdan hoşlananlar sevecektir ama benim gibi gerçekçi üslup sevenler sıkılacak hatta "bu ne ya" deyip yarım bırakacaklardır. zevkler ve renkler meselesi...
Ben âşık olmayı isterdim, dedi Colin. Sen âşık olmak isterdin. O aynı şeyi isterdi (âşık olmak). Biz, siz, isteriz, olmak isterseniz, onlar da aynı şekilde âşık olmak isterler.
'Zamanınızı neyle geçirirsiniz?'
'En aydınlık zamanımı karartmakla geçiririm.'
'Neden?'
'Çünkü ışık beni rahatsız ediyor...'

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Günlerin Köpüğü
Baskı tarihi:
Haziran 2011
Sayfa sayısı:
253
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753900584
Kitabın türü:
Orijinal adı:
L'ecume Des Jours
Çeviri:
Elif Ertan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
E Yayınları
-Hayat böyle, dedi Chick
-Hayır, dedi Colin

"Yaşamda önemli olan, her şey için bir yargıya varabilmektir. Sonunda kitleler haksız bireyler haklı çıkar. Yaşam kurallarının sayısını azaltmak gerekir, yaşamı sürdürmek için onları izlememize gerek yoktur. Aslolan iki şey vardır: güzel kızlarla aşk, ve New Orleans'ın ya da Duke Ellington'un müziği, ikisi de aynı şey. Geri kalan yok olmalı, çünkü geri kalan çirkindir, ileride gelecek olan sayfalara tüm gücünü tamamen gerçek bir öyküden almıştır, çünkü başından sonuna kadar ben hayal ettim. Öykünün düz anlamıyla maddesel olarak ortaya çıkışı, temelde dolambaçlı ve ısıtılmış bir atmosferde bozulmalar ortaya koyarak gerçeğin, düzensiz kıvrılmış bir yüzey üstünde yansıtılmasıyla elde edilmiştir. Görüyorsunuz itiraf edilebilir bir yöntem, eğer bit yöntem varsa."
-Hayat böyle, dedi Chick
-Hayır, dedi Colin

"Yaşamda önemli olan, her şey için bir yargıya varabilmektir. Sonunda kitleler haksız bireyler haklı çıkar. Yaşam kurallarının sayısını azaltmak gerekir, yaşamı sürdürmek için onları izlememize gerek yoktur. Aslolan iki şey vardır: güzel kızlarla aşk, ve New Orleans'ın ya da Duke Ellington'un müziği, ikisi de aynı şey. Geri kalan yok olmalı, çünkü geri kalan çirkindir, ileride gelecek olan sayfalara tüm gücünü tamamen gerçek bir öyküden almıştır, çünkü başından sonuna kadar ben hayal ettim. Öykünün düz anlamıyla maddesel olarak ortaya çıkışı, temelde dolambaçlı ve ısıtılmış bir atmosferde bozulmalar ortaya koyarak gerçeğin, düzensiz kıvrılmış bir yüzey üstünde yansıtılmasıyla elde edilmiştir. Görüyorsunuz itiraf edilebilir bir yöntem, eğer bit yöntem varsa."
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 148 okur

  • N. Cassady
  • Meryem Gün
  • Pelin
  • Hatice Gülseroğlu
  • Liliyar
  • Mustafa Can Sargın
  • Gökhan Uzundere
  • Mehtap
  • HOMO FABER...
  • Hale Eraslan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%9.3
14-17 Yaş
%1.3
18-24 Yaş
%14.7
25-34 Yaş
%38.7
35-44 Yaş
%33.3
45-54 Yaş
%1.3
55-64 Yaş
%1.3
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%69.9
Erkek
%30.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%11.3 (6)
9
%22.6 (12)
8
%26.4 (14)
7
%17 (9)
6
%7.5 (4)
5
%7.5 (4)
4
%1.9 (1)
3
%5.7 (3)
2
%0
1
%0