MANSUP

Çağın Reçetesi: Modern insana; kırılgan, sancılı ruhlara
9/10
·4952 syf.··
2025 103. kitabı
·
78 günde okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2025 16:28
Bitti… 5 bin sayfalık, 8 ciltlik, bitmeyeceğini sandığım bir yolculuktu; bitti. Başucumdan ayırmadım aylar boyunca, soluksuz kalınca onla soluklandım, ruhum arayıştayken onunla yolumu buldum, gitmeyeceğini sandığım bir dosttu; gitti. “Beni kendinle beraber götürmeyeceksen ... gitme,” demiştim oysa. Şimdi anlıyorum ki o beni kendiyle götürmese de içimde o kadar yer edinmiş ki ben götüreceğim onu gittiğim her yere. Coşkun ırmakların sesini duymak gibiydi Divan-ı Kebir okumak, bir dağ başında kamp yaparken gece boyu ötüşen kuşların sesiyle uyumak… Okurken anladım; kitaplar yalnızca okunmuyormuş, sesi de oluyormuş onların. Kimi zaman bitirmek istedim, hızlandım. Modern insan bu, her şeyi hızlı yaşamak istiyor. Ben bitirmek istedikçe o yavaşladı. Dışarıda hayat olanca gürültüsüyle akıp gidiyordu, tam da o anlarda bir dinginlik buldum eserde. Uyarıyordu sanki beni: Yavaşla… İçsel sessizliğinle yüzleş! Verdiği güven duygusuyla akışına bıraktım. Ve öyle güzel akıp gitti ki; teslimiyetin, anın, varoluşun, aşkın, yüzeye aşıp derine ulaşmanın, sayfalara parmaklarımla değil ruhumla dokunmanın hazzını hissettim. “Ölmüyorsun, yaşıyorsun ya, yetmez mi bu?” Bundan yaklaşık sekiz yüz yıl öncesinde kaleme alınmış eser, -1244, 1273- Sekiz yüz yıl önce yazılanların bugünün insanının ruhuna hitap etmesi… Düşünsenize dijital bir çağda yaşıyor, kalabalıklar içinde yalnız, çağın hızında yorgun hissediyorsunuz ve asırlar öncesinden “Ben buradayım,” diyor. “Dünyayı gördüm, vefası yok; dünya dolusu adam var, bir tek halden bilir yok.” İnsanları tanıdıkça kitaplara sığınıyor insan, ve güçlü bir sığınak Mevlana Celaleddin Rumi. İçinde bir kıyamet taşıyor sanki, yanmakta olan ateş, yaza yaza değil de yana yana doğuyor eser. İnsana, hayata, kâinata dair öyle metaforlar taşıyor ki içinde:
Divan-ı KebirMevlana Celaleddin-i Rumi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020504 okunma
MANSUP
Hocam değerli incelemeniz için teşekkür ederim, incelemeniz de yer alan ilk paragrafta ki duygu o kadar yakın geldi ki bana bende aynen böyle hissetmiştim bu özel kitabı geçen sene okuduğum zaman. Kaleminize sağlık 🙏
Reklam
Herman Hesse bu kitabında ideal ve kutsanmış, iyi bir insan yokturu anlatıyor. Kitap da şöyle bir cümle geçiyor; "İnsan, yüz zardan oluşmuş bir soğana, pek çok iplikten oluşmuş bir kumaşa benzer." diyor. Yani Hesse diyor ki insan kişiliğinin oluşması bir inşaa sürecidir. Yıkımlar ve yeniden yapımlardan oluşur. Bu da insanların kendi eylemlerini sorgulatır. Rollerimizin hepsini dengede yürütebilmemiz hayatın akışını kolaylaştırır. Hesse insanın cennet ve cehennemleri diye anlattığı bu kişilik inşaasında bu yıkım ve yeniden yapımlar meselesinde ulaşmak istediğimiz şeyin aslında eve varmak olduğunu anlatıyor ve yolculuk boyunca kılavuzun kalbimiz olduğunu dile getiriyor. Yani bu kişilik inşaasında insan kalbinin dilediği gibi hareket ettiğinde birçok benliği ile karşılaşabilir sonuç olarak yıkım ve yeni yapımlardan oluşan insan ruhunun içeriğinde ki bu benlikler ile tanışmak biz faniler için çok da kolay değildir. "Kişiliğiniz içine kapatıldığınız bir hapishanedir." demiş Herman Hesse bu sözden yola çıkarak insanın derin yalnızlık, anlaşılamama duygusu ve kendi içerisinde çatışmalarla dolu hayatı sorgularken içimizdeki diğer ben ile karşılaşırız. Bugüne kadar görmezden gelinen bir ruh ile karşılaştığımızda içinizdeki Bozkırkurdu kendini açığa vurur. Kitaba bir ara vererek biraz yazardan bahsetmek istiyorum; Hesse insana dair, yaşama dair çok öz ve temel şeylerden bahsedip başarılı bir şekilde biz okuyucuya aktaran nadir yazarlardan biri. Hesse de beni en çok etkileyen şey insan merkezli bir yazım dilini kullanıyor ve eril dili kullanmıyor olması. Üstelik Hesse iki dünya savaşı görmüş insanlık tarihinin en korkunç dönemlerini, en korkunç olaylarına tanık olmuş. Buna rağmen çok yumuşak bir dili var, çok hümanist bir dili var. Ama insanı merkezini almayıp doğayı ve diğer
İnceleme
MANSUP
Evrim Teşekkür ederim keyifli okumalar :)
꓃⁠ ꓃⁠ ꓃⁠  O rüyadan uyandığımda anladım : Yaşadığımız yer, ruhumuzun bir aynasıdır.Ruh öldüğünde ülkeler istediği kadar zenginleşsin,fakirleşsin fark etmez.Yanlızca bir mezardır. ꓃⁠ ꓃⁠ ꓃⁠ 
Sayfa 6 - ugurbngl
Kırık Bir Yüz
MANSUP
Ne kadar derin bir cümle, bunun üzerine çok düşünülür...