LÜZUMSUZ ADAM-SAİT FAİK ABASIYANIK,104 sayfa
Yazarın 1948 yılında yazdığı bu kitabında 14 öykü bulunmaktadır.Kitap,toplum içinde silik,yalnız,içe dönük,kendi dünyasında yaşayan,tabiri caizse etliye sütlüye karışmayan “küçük insanları” anlatmakta.Hikayelerdeki karakterlerin büyük çoğunluğu yalnızlık duygusu içindeki insanlardır.Kalabalıklar içinde ama insanlarla bağ kuramayan,kaçmak isteyen aynı zamanda da karşı tarafa sevgi duymak isteyen insanlar.Yazar bu duyguları çok güzel işlemiş öykülerinde.
Kitaba adını veren ve aynı zamanda ilk öykü olan “Lüzumsuz İnsan” tüm öykülerin özeti gibi…
Kitaba ismini veren "Lüzumsuz Adam" karakteri (Mansur Bey), 7 yıldır İstanbul'un dar bir mahallesinden dışarı çıkmamış, günlerini hep aynı şekilde geçiren yalnız biridir. Günlerini kahvehanelerde, meyhanelerde ve sokaklarda yürüyerek geçiren tam bir “aylak".Toplumun gözünde bir baltaya sap olamamış, "lüzumsuz" biridir. Ancak Sait Faik, bu lüzumsuzluğu bir acizlik olarak değil; modern hayata, toplumsal kalıplara, paranın ve statünün getirdiği sahteliğe karşı sessiz bir direnç, bir özgürlük alanı olarak işler.
Hikayelerin hepsi İstanbul’da geçtiği için yazar bize adeta bir İstanbul nostaljisi yaşatmakta. Şehrin kokusu, kahvehanelerdeki tütün dumanı, meyhane gürültüleri ve sokak sesleri, hikâyelerin arka planı olmaktan çıkıp adeta birer kitap karakteri gibi gerçeğe dönüşmektedir.Eski Yeşilçam filmlerini izler gibi o sahneler okuyucunun gözleri önünden birer film şeridi gibi geçmekte.Benim aynen öyle oldu…