"Belki de nineler ve dedeler, kayıpları adlandırmaya değmeyecek aksesuarlar olarak görülüyorlardır. İnsan dedesinden ve ninesinden ne öksüz, ne yetim, ne de dul kalır. Onları uzun yolun bir yerinde doğallıkla, dalgınlıkla, sanki bir şemsiye unutur gibi bırakırız..."
"Tanrı'nın emriyle şu tuhaf kahramanlarımla sürüp giden koca hayatı, herkesin görebileceği alay ve kimsenin göremeyeceği gözyaşlarıyla daha ne kadar seyredeceğim?"
Anlatının kısalığına rağmen birkaç noktada duraksayıp düşüncelere dalmama neden olan derin bir hikayesi var kahramanımız Akakiy Akakiyeviç'in. "Hepimiz Gogol'ün Palto'sundan çıktık." sözü anlam kazandı bir o kadar da bazı şeyler anlamsızlaştı. İncelemelerde sevgili okurların Raif Efendi'ye ve İnsancıklar'daki Makar'a benzetmeleri gerçekten yerinde olmuş. Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. Üstelik böyle kısa hikayelerin bitiminde yarattığı şokun etkisinde kalmanın ve üzerine yazmanın gerekliliğine inananlardanım. Keyifli okumalar.
Bu arada değersizleştirilmiş sıradan insan kurgusunun en başarılı işlenmiş kahramanlarından biridir bence Akakiy'in hayatı... Nikolay Gogol