Giskard

Giskard
@manwhosoldtheworld
No gods No masters
Öğrenci
İstanbul
İstanbul, 21 Ağustos 2000
13 okur puanı
Temmuz 2018 tarihinde katıldı
10/10
·556 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
Üstat, ne yaptın sen? Hayatımın hiçbir döneminde sosyalizmi savunmadım. Doğruları olsa da beğenmediğim bir sistemdir. Bu kitap sosyalist düşüncelerle yazılmış. Siyasi ve ekonomik görüşlerimde herhangi bir değişiklik yaratmamasına rağmen çok etkilendim. Öyle böyle değil; huzurum kaçtı, bunalıma girdim. Steinbeck o ailenin çocuklarından veya büyüklerinden biri olsa çevresini ne kadar iyi anlatmış derdim, fakat değil ve ben buna inanmakta güçlük çekiyorum. Bu kadar doğal ve gerçekçi anlatılabilmesi inanılmaz. Usta yazar, beni öyle güzel inandırdı ki kitabı bitirip rafıma koyduktan sonra da bu insanlar benim için kaybolmamıştı. Her biri ayrı ustalıkla yazılmış bu insanlar uzun bir süre benimle yaşamaya devam edecekler. Uzun lafın kısası, içi katılmadığım görüşlerle dolu bu kitap benim için en değerli eserlerden biri oldu. İşte edebiyat budur, sağı solu yoktur. Görüş değil estetiktir önemli olan. Eline sağlık büyük yazar...
Gazap ÜzümleriJohn Steinbeck · Sel Yayınları · 202045,7bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
7/10
·240 syf.··
2020 57. kitabı
Müthiş bir kurgu, yavan bir hikaye... Belyaev bir hukuk adamı olarak çok az bilimsel bir bilim-kurgu kitabı yazmış, aslında biraz da fantastiğe kaçmış diyebiliriz. Fakat bunda hiçbir problem yok çünkü yarattığı karakter ve onun dünyası başlı başına yeterli derecede ilgi çekici durumdadır. Yaptığı betimlemeler, ruhsal tahliller ve özgünlüğü Belyaev’in başarılı bulduğum noktaları. Benim için romanı okurken en büyük problem, karakter çatışmalarının yeterli olmasına rağmen birçoğunun domino taşı etkisi yaratmamış olmasıydı. Hikayenin sonuna etki eden taşlar çok basit temeller üzerine kurulmuş, merak ettirmeyen, okurken zevk vermeyen türden entrikalardı. Bunlar yaratılan karakterin aksine çok az ilgi çekici konulardı. Bu açıdan hikaye oldukça yavandı diyebilirim.
Su AdamıAleksandr Belyaev · İthaki Yayınları · 20174,487 okunma
9/10
·208 syf.··
2020 13. kitabı
Kitap güzel. Ben farklı bir noktaya değinmek istiyorum. Kitapla ilgili okuduğum tüm incelemelerde, hatta kitabın arkasında dahil yazan bir şeyden duyduğum rahatsızlıktan bahsedeceğim. “Kitabın sonundaki ters köşe.” Evet, kitabın sonunda ciddi bir ters köşe var fakat bunun olacağını bildikten sonra bu tarz birkaç kitap okumuş herkesin anlayabileceği, tahmin edebileceği bir son idi. Eğer sonunda ters köşe olduğunu bilmesem çok daha vurucu, şok edici bir final olacaktı. Sonunu tahmin etmiş ve doğru bilmiş olarak kitabı bitirdim. Bu keyif kaçırıcı durumdan bahsetmek istedim.
Maymunlar GezegeniPierre Boulle · İthaki Yayınları · 20186,7bin okunma
10/10
·144 syf.··
2019 82. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2019 11:14
Tarihe ışık tutan, geçmişteki vahşeti gözler önüne seren bir dram... Miller’ın okuduğum ilk eseri, tarzını anlamama yardımcı oldu. Bu oyunda “yobazlık” üzerinde durmuş. Dini, hristiyanlığı eleştirmeden yobazlığı ve kiliseyi eleştirmesi çok olumlu bir olay. Bu sayede insanlar Arthur Miller’ın bir din düşmanı olduğunu düşünmüyor ve her kesim dediklerini ciddiye alıyor. Olaya başka bir boyut kazandırmak adına kendi yorumumu da eklemek istiyorum. Miller sadece tarihe gömülmüş bir olaydan bahsetmek istemedi, vahşetin yüksek olduğu olaylardan birini ele alıp her nesilde görülen bir yanlış olan yobazlığı gözler önüne serdi. Her toplumun, geçmişte ve gelecekte bunlardan ders çıkarması gerekiyor. Oyunun içeriğinden bahsedecek olursak, mâlum dönemde kurulan cadı mahkemelerini, Salem kasabasını konu alıyor. Daha sonra aynı konu üzerine dizi, film hatta oyun olmak üzere birçok yapım da ortaya çıktı. Miller’ın yazdığı Cadı Kazanı hepsine öncü olmakla birlikte içlerinde en etkileyicisi olma özelliğini taşıyor. Burası tamamen benim fikrim, öznel bir değerlendirme yapıyorum. Bir süredir amatör bir tiyatrocu olarak tiyatro metinleri okuyorum, yanı sıra uzun zamandır roman ve öykü türünü de kendi çapımda düzenli olarak okurum. Miller’ın bu eseri beni şu ana kadar en çok etkileyen yazıtlardan biri oldu. Oyunu resmen yaşadım; John Proctor her öfkelendiğinde ben de hissettim, Elizabeth’in hüznüyle ben de kaygılandım. Tüm karakterleri tanıdım, oyunu okuduğum 1 gün 2 gece boyunca en iyi tanıdığım insanlar onlardı. Gerilim, vahşet, dram hatta korku hep üst dozajdaydı. Bu yüzden oyunu okuyacak olanlara yüksek konstantrasyon tavsiye ediyorum.
Cadı KazanıArthur Miller · Mitos Boyut Yayınevi · 2011570 okunma
Zweig özgünlükte bildiğimiz gibi...
10/10
·170 syf.··
2019 30. kitabı
Zweig bilinen biyografilerin dışına çıkıyor. Klasik olarak “Şurada doğdu, burada okudu, şu akıma bağlandı, şöyle dedi” şeklindeki bir yazından çok uzak bir hayat öyküsü... Nietzsche’nin ruhunun ızdırabının, onu böyle düşünmeye iten psikolojik ve çevresel etkenlerin üzerinde duruyor. Zaman zaman o kadar derin psikolojik tahliller yapmış ki Nietzsche’nin kimse tarafından bilinmeyen günlüklerini çalmış gibi.... Hakikaten nasıl bu kadar çok şey biliyor, anlamak güç. Zweig’in çıkarım gücüne hayran kalmamak elde değil. Kitap benim okuduğum basımında 149 sayfa idi ve bir gecede bitiverdi, Zweig’in yazdığı romanlarda ve öykülerde sayfa sayısı önemli olmaksızın inanılmaz bir akıcılığı var ve yazmış olduğu biyografilerde de bu geçerli olmalı(okuduğum ilk biyografisi olduğu için kesin konuşmuyorum elbette).
NietzscheStefan Zweig · Zeplin Kitap · 20181,655 okunma