Her gece Padişah'a Celaleddin-i Rumi'nin kutlu kitabı Mesnevi'den meseller anlatıyor, Fususü'l-Hikem'den parçalar okuyor, Kısas-ı Enbiya'nın gözlerden yaş getirecek ibretli hikâyelerini aktarıyordum. Neredeyse Padişah'ın yaşamasını sağlayan can damarının bu gece hikâyeleri olduğuna inanasım geliyordu.
Hiç onların da can taşıdığı gelmedi mi aklına? Masumların kellesi kesilip de cellat çeşmesinde kılıçlar yıkandığı zaman, bir gün olur Hak bunun hesabını sorar diye düşünmedin mi?