Güneşin son ışıkları, aydınlık yüzüne romantik bir sevecenlikle döküldü bir an, sesi nefesimi keserek beni ona doğru çekti, ardından aydınlık dağıldı, ışık huzmeleri günbatımıyla sokaktan eve çağrılan çocukların gönülsüz adımlarını atarak bir bir yüzünü terk etti.
Genç ve aklım bir karış havadayken babamın verdiği bir öğüt var ki, hâlâ üzerinde düşünür dururum.
“Birini eleştirecek olduğun zaman” demişti, “dünyadaki bütün insanların senin sahip olduğun avantajlara sahip olmadığını unutma.”
Artık o ahlâksız düşünceler adının çevresinde dolanıp kaçırmayacak huzurumu.
Artık o yoğun düşlerimde çıplaklığımı örten bedenin yormayacak beni.
Dudaklarımı yastığa bastırmış olarak uyanmayacağım artık
Dualarımda yalnızca adının geçtiğini hissedip irkilmekten kurtuldum.
Kurtuldum bir zalimden, ya da zalim bir aşktan.
Kadınların dengesizliğini bildiğine göre, kolayca tahmin edebilirsin ki,
Bir sevgiliyi terk ediyorsam, başka bir sevgili aklımı çeldiği içindir.