Bir canlının yaşamasını sürdürebilmesi için, beş sorunun yanıtını, davranışlarıyla, geçerli olarak verebilmesi gerekmektedir. Canlılar dünyasında her türün yapılanması, organlarının biçimle nişi ve işlevselliği de bu beş sorunun yanıtına göredir. Ayrı deyişle türlerin ortaya çıkışı sözkonusu soruların yanıtlanma biçimi uyarinca gerçekleşir. Herhangi bir durum karşısında, örneğin, bes lenme, çiftleşme, savunma, temizlenme vb bir yaşama durumu karşısında canlının ilkin, Ne Yapacağı'na karar vermesi gerekir. Yapılacak davranış ya da soruya verilecek yanıt, türe göre biçim lenmiş olan içgüdüde bulunmaktadır. Ayrı deyişle canlı o durum da ne yapacağının bilgisine içkin olarak, doğuştan sahiptir.
Hayvan ve insan davranışları arasındaki önemli bir ayrım, burada ortaya çıkmaktadır: Hayvanlar dış dünyadaki bir nesne, süreç veya durumdan doğrudan uyarılırlar ve aynı uyarıma içgü dü gereken yanıtın verilmesini yine doğrudan sağlar. Bu durum hayvanın doğayla bütünleşmiş olduğunu, hatta doğanın bir öğesi olduğunu göstermektedir. Insan da doğrudan uyarımlar alır fakat yanıt bireyin bilgilerine, kanılarına, inanışlarına, gelenek ve göre nege, gü duygulanımlarına, düşünce ya da kişilere, beklentilerine, umutlarına, yetke gördü korkularına, lerine, zevklerine kısaca içinde ya, baglanmalarına, sevinç yaşamına göre olmaktadır. Insan yaşanan kültüre ve bireyin özel Insan dünyasında bir nesne, bir durum veya bir süreç üstüneunla kalınmaz; dan, ondan bir uyarım almadan da, onları onunla karşılaşma onları içeren, onların yerine koyulan sözcüklerle, kavramlarla düşünülebilir, tartışılabilir, tasa olar, görüşler geliştirilebilir, değişik yanıtlar verilebilir, değişik tavırlar alınabilir. Hayvan dünyasında ise yanıtlar türe özgüdür, belirleyicidir ve dakiktir, yani yanıt önceden tasarlanmadan,