Aslı

Aslı
@marguerite7
48 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı
Puan vermedi·48 syf.··
2022 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2022 23:55
Kitap diğer Zweig kitapları gibi akıcı, düşünceler ve hisler üzerinde yoğunlaşan bir kitap. Ana karakter Madam de Prie, Fransa’da aristokrat bir kadın. Devletin yönetimi üzerinde etkili biri. Madam kalabalıklara, partilere, şatafata çok alışkın. Paris’teki zamanında hep güçlü ve hırslı. Güç elde etmek için yalan söylemekten, şantaj yapmaktan, türlü oyunlardan geri durmuyor ama en sonunda bu hali onun başını yakıyor ve sürgün ediliyor. Ama o müthiş kalabalıkları, muhteşem davetleri baloları bir kenara bırakıp bir köye yerleştiğinde anlıyor bunun ne kadar zor olduğunu. Günler saatler geçmek bilmiyor, canı sıkılıyor, ufak uğraşlar edinmeye çalışıyor ama olmuyor. Çünkü o gücü şatafatı yaşamış, bu vakitten sonra köylü kadını olamam diyor, düşmeyi kendisine yedirecek bir kadın değil. Onurumla ölmeliyim diyor, herkes ölümümü konuşmalı sarayda. Şimdi adımı unutmuş olan herkesin dillerinde ben olmalıyım. İşte ölümde bile böyle hırslı bir kadın. Ölümü üzerine düşünüyor taşınıyor ve bu uğraş, ölümünü tasarlıyor olmak onu rahatlatıyor, mutlu ediyor. Ne değişik bir şey, kadere hakim olma tutkusu. Bence insanın kendisi üzerine düşünmesini sağlıyor kitap, özellikle ölüm ve mutluluğun bireyselliği. Çünkü kadın mutluluğunu insanlara bağlamış, bu duruma aldanmış, bu yüzden de gücünü yitirip de herkes onu bıraktığında, kimse ona ihtiyaç duymadığında yıkıma uğruyor. Ben tavsiye ederim, özellikle bakış açısı kazanmak istiyorsanız okumalısınız.
İnsan ve Duygular
Bir Çöküşün ÖyküsüStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202591,8bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kesinlikle okunması gerek
Puan vermedi·262 syf.··
2021 10. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 06 Eylül 2021 23:03
Kitap, bana ilk kez inceleme yazdıracak kadar beğendiğim bir kitaptı. Fazlasıyla muhafazakar bir toplumda zina yapan ve bir de çocuk doğuran bir kadının göğsüne kızıl bir damga yemesini ama bu damgayı elbisesinin üstünde taşımaktan çok aslında kalbinde, teninde, çok derinlerde hissetmesini, çıkarıp atmak istese de yapamayışını çünkü acı ve ceza çekmenin gerekli olduğunu düşünmesini anlatıyor. Aynı zamanda bu günahı işlerken ona eşlik eden adamın ise itiraf edememesini ama kendi vicdan hapsinde ıstırap çekmesini, toplumdaki konumu iyi hatta yüce olduğu için bunu bırakıp gidememesini, herkesin onun bir melekmiş gibi davranmasına karşılık kendi günahını düşünerek hastalıklı bir hâl almasını da anlatıyor. Kitap, her bir karakterin teker teker bütün duygu ve düşüncelerini aktardığı için inanılmaz derecede empati yapmanızı sağlıyor, sizi sanki o sokaklarda dolaşıyormuşsunuz gibi bir hisse sokuyor. Karakterler derin, betimlemeler sade ama yeterli, anlatım akıcı. Bazı abartılan kitapların yanında bu kitaba neredeyse hiç denk gelmemek gerçekten çok acı. Kesinlikle her insanın okuması gereken bir kitap. Her açıdan zengin.
Edebiyat
Kızıl DamgaNathaniel Hawthorne · Bilge Kültür Sanat · 20231,340 okunma