Catherine’le ilgili olmayan ne var ki? onu bana hatırlatmayan ne var ki? Şu döşemeye baksam, taşların üzerinde onun yüzünü görüyorum. Her bulutta, her ağaçta o var. Geceleyin hava onunla dolu, her şeyde ondan bir parıltı var; gündüzleri ise çevremde ondan başka bir şey yok, her yerde o! Rastladığım kadın ve erkek yüzleri, kendi yüz çizgilerim bile, bir benzeyiş içinde benimle eğleniyorlar. Bütün dünya korkunç anılarla dolu; nereye baksam, onun yaşamış olduğunu ve benim onu yitirdiğimi görüyorum!
Onları bir hayal uğruna bıraktı. Benim bir aşk kahramanı olduğumu sanmıştı, şovalyece bağlılığımdan da sınırsız bir hoşgörülülük bekliyordu. Hayallerinde beni öyle değişik bir insan olarak canlandırmış, bunlara da öylesine inanmıştı ki, ben onu aklı başında bir yaratık olarak kabul edemiyordum.
Birini öldürmek için ne tuhaf bir yöntemdi bu! Catherine tam on sekiz yıl beni boş bir ümit peşinde koşturarak aldatmış, beni santim santim değil, milim milim öldürmüştü!