Hitler, Yahudileri şeytan olarak seçtiğinde, Almanya'nın dışındaki bütün ülkeleri Yahudilerin ve onlara hizmet edenlerin istilasına uğramış olarak göstermişti: "İngiltere'nin ve Fransa'nın arkasında İsrail var"
Birleştirici etkenlerin en kolay bulunanı ve en geniş kapsamlısı nefrettir. Nefret, bir insanı kendi benliğinden koparıp ayırır, ona gönencini ve geleceğini unutturur, onu kıskançlıklardan ve yalnızca kendini düşünmekten kurtarır.
Bir inancı mümkün kılmanın ne denli inançsızlık gerektirdiğini görmek dehşet vericidir. Körü körüne iman diye bildiğimiz şey, çok sayıda inançsızlıkla ayakta tutulur
Umutsuz kalan kişiler arasındaki beraberlik bağları kopar ve bu kişiler kendi kişisel çıkarları peşine düşerler. Umudun olmadığı koşullarda yaşanan ortak ıstırap, kişilerde beraberlik ve karşılıklı cömertlik yaratmaz.
Tuhaftır ki, gerek haksızlık yapan gerekse haksızlığa uğrayan kişi, bir kitle hareketine katılmakla kendisini lekeli bir hayattan kurtulmuş gibi hisseder. Gerek pişmanlığın gerekse haksızlığa uğramışlık duygusunun insanları aynı yönde güdülediği görülmektedir.