Bir çok şeye sahip olduğumuz halde daha fazlasını istediğimiz zamanki hüsranımız, hiç bir şeye sahip olmayıp bazı şeyleri istediğimiz zamanki hüsranımızdan daha büyüktür. Bir çok şeyin yokluğunu çektiğimiz zamandaki hoşnutsuzluk, sadece tek bir şeyin yokluğunu çeker gibi olduğumuz zaman ki hoşnutsuzluğumuzdan daha azdır.
Modern bir toplumda insanlar ancak ardı arkası kesilmeyen, telaşlı bir hayatın meydana getirdiği şaşkınlık içinde yaşadıkları sürece umutsuz yaşamaya dayanabilirler. İşsizliğin yol açtığı ümitsizlik, sırf yoksulluk tehdidinden değil, geleceğe dair hayallerde birdenbire sebep olduğu boşluktan da ileri gelir.
Bir insanın işi meşgul olunmaya değerse, o insanın muhtemelen kendi işiyle meşgul olur. Fakat öyle değilse, o kişi kendi anlamsız işleri yerine başkalarının işiyle meşgul olur.
Başkasının işini dert etmek şu şekillerde ortaya çıkar: Dedikodu yapmak, kirli çamaşırlar aramak, başkalarının işine burnunu sokmak ve ayrıca toplumsal, milli ve ırksal konulara aşırı ilgi göstermek. Kendimizden kaçıp uzaklaşmak suretiyle ya komşumuza yük olur ya da onunla gırtlak gırtlağa geliriz.