Bir toplumu uyuşukluğundan çıkarıp silkeleyen o şey, o topluma sokulan yabancı modalar, yabancı tavırlar, yabancı düşünce ve hareket tarzları değildir. Yabancı etki genellikle, ya o toplumda daha önceden bulunmayan bir okumuş azınlığı yaratmak yada belagat sahibi mevcut azınlığı hakim yönetimden yabancılaştırmak yoluyla gerçekleşir.
Şartlar olgunlaşmadığı sürece, potansiyel bir lider ne kadar yeteneği olursa olsun ve kutsal davası ne kadar kuvvetli olursa olsun, peşinden kimseyi sürükleyemez.
Neysek o olmak bizi ne kadar az tatmin ederse, başkaları gibi olma arzumuz o kadar güçlü olur. Bu nedenle, yaklaşık olarak bize benzeyen kişilerden ziyade bizden çok farklı olan kişileri, hayran olduğumuz kişilerdense, hor gördüğümüz kişileri taklit etmeyi daha kolayca benimseriz.
Zulme uğrayan kişilerin hemen hemen her zaman, kendilerini zalimlerin suretinde şekillendirdiklerini görmek hayret vericidir. Kötü insanların kötü insanları yaratması kısmen şu gerçeğe dayanmaktadır: Kötüden nefret etmek için gerekçesi olan kişiler kendilerini o kötüye benzetirler ve böylece kötülük devam eder