"Bir gün benim başıma da gelecek, o karanlık yani. Bir an her şey tüm sıradanlığıyla var olmaya devam ederken bir sonraki an artık var olmayacak. Tak diye."
"Beni hayata karşı güvensiz kılan şey, hayatın öngörülemez oluşu ki aslında çoğu insanın en çok sevdiği şey de bu. Başkaları bunu heyecan verici buluyor, bense endişeleniyorum çünkü sadece yıllardır görmediğimiz en yakın arkadaşımızın sürpriz ziyareti değil, aynı zamanda bizi bekleyen tüm sonlar da öngörülemez. Arkadaşlığın, aşkın, küçük kardeşinin hayatının sonu, insanın kendi sonu... Hepimizi birbirine bağlayan misinaları kesiveren o baltalar.
Bizim misinamızı kesen o balta, senin ve benim.."
"Ama ikimiz arasındaki ilişki çok başkaydı. Fiziksel olarak birbirimizden ne kadar uzak olursak olalım, incecik bir misinayla birbirimize bağlı gibiydik. Hareket ettiğimde misinanın nazikçe çekildiğini hissedebiliyordum, parmağımla hafifçe ona vurabiliyordum ve sonra bir ses duyuyordum, bizim sesimiz. Ne yaparsam yapayım sen her zaman oradaydın; sen cevizdin, ben de koruyucu kabuktum ve sen gittiğinden beri kendimi kırılmış, içi boş ve soyulmuş hissediyorum."