"Denizi anlatmaya hiçbir şey yetmiyordu artık. Deniz için tasarlanmış hiçbir sözcük, hiçbir benzetme, hiçbir imge insanları heyecanlandırmıyordu. Yalnızca denizi mi? Hangi coşku, hangi sevda, hangi çağsama sözcüklerden geçerek başka bir yüreğe, başka bir duyarlığa sızabiliyordu artık?"
"Sanki oradan hiçbir yerle konuşamazsın, orası yalnızca bir konuşma umududur; umutsuzluk telefonlarının edildiği, kederli haberlerin iletildiği: ölüm, intihar, ayrılık, kara sevda ve benzeri…"
"Bence şu dünyada hırsızlıktan daha aşağılık bir hareket yoktur. Bir başkası bedavaya alıyor; çaldığı sizin emeğiniz, döktüğünüz ter, harcadığınız zaman..."