Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Bu sevgi, duyu organlarıyla algılanan bir güzelliğe duyulan fiziksel bir hayranlık değildi ki duyu organları yorulunca tükensin. Bu sevgi Michelangelo'nun, Montaigne'nin, Winckelmann'ın, Shakespeare'in bizzat tanıklık ettiği türden bir sevgiydi."
"Nasıl ki kurtlar cesetleri çürütüyorsa, günahları da bu tuvaldeki figürü öyle çürütecekti işte. Güzelliğini mahvedecek, tüm zarafetini yiyip bitirecekti. Onu kirletecek, bir utanç nesnesine dönüştürecekti. Her şeye rağmen o şey bir türlü can veremeyecek, ilelebet yaşayacaktı."
"Seni taparcasına sevdim. Seni konuştuğun herkesten kıskandım. Seni kendime saklamak istedim. Yalnızca seninleyken mutluydum. Sen yanımda değilken de benimleydin; sanatımdaydın..."
“Kendi kendini suçlamak tadina doyulmaz bir seydir. Kendi kendimizi suçladığımız zaman başkalarının bizi suçlama haklarını ellerinden aldigimizi düşünürüz. Günahlarımız papaz sayesinde değil, itiraflarimiz sayesinde bağışlanır.”