"Aileyi tam olarak ne yıkar, bunu hiçbir zaman anlamadım. İki yabancının nasıl olup da birbirini seven iki insana ve birbirini seven iki insanın da nasıl olup bir süre sonra iki yabancıya dönüştüğünü; ortak çocukları olmasına rağmen bir zaman sonra tek amaçlarının neden birbirlerini yaralamak olduğunu da anlayamadım."
“Yaralar, ilk oluştukları anda insanın canını pek acıtmaz. İnsan genellikle kavga bittikten çok sonra, kalp atışları normale dönüp de bedenini dinlendiğinde, ne olup bittiğini anlamaya başladığında çenesine aldığı darbeyi, kaşındaki yanmayı hisseder. Bu, yaraları konuşmak konusunda da ayni şey geçerlidir. Ancak canımızı kurtardıktan ve yaralarımız iyileşmeye başladıktan sonra olan biteni anlatabiliriz.”