martistis

martistis
@martistisisreading
kafam üçlü prize takılmış öbür bir üçlü priz sanki
Sabitlenmiş gönderi
bir kitaba başladım ve bu kitap beni kütüphaneye götürdü; kütüphane ise her yere.
Beni durdurur, alışkanlıkla verdiğim tepkileri ve fikirlerimi yeniden gözden geçirmemi sağlardı. Sonunda da onun dikkat etmemi istediği konularda kendi fikirlerimi bulurdum.
Günümüzde sanatın trajedisi, içinde bilim barındırmaması, bilimin trajedisi ise içinde yürek barıdırmamasıdır.

martistis

, bir kitabı okumaya başladı
Yoshi Oida
8.1/10 · 33 okunma
Ondokuz yaşımda, bilgisizliklerime ve yeteneksizliklerime karşın samimi olarak yazmak istemiştim; kendimi sürgünde hissediyordum ve yalnızlığa karşı tek çarem, kendimi göstermekti. Şimdi, kendimi ifade etmek ihtiyacını artık duymuyordum. Bir kitap, şu veya bu şekilde bir çağrıdır: kime ne çağrısında bulunacaktım? Dopdoluydum. Durmaksızın, heyecanlarım, mutluluklarım, sevinçlerim beni geleceğe atıyorlardı ve bunların şiddeti beni boğuyordu. Olayların ve insanların karşısında, onların üstünde bir fikir edinip konuşma fırsatı veren mesafeden yoksundum; hiçbir şeyi feda etmek elimden gelmiyordu, bunun sonucunda hiçbir seçme yapamıyordum, karmakarışık ve tadına doyum olmayan bir kaynaşma içinde kendimi yitirmiştim. Geçmişime karşı yeter uzaklıkta ol-duğum bir gerçekti: hâttâ fazla uzaktım. Geçmişim bana ne onu canlan-dırımama yarayacak bir özlem hissettiriyor, ne de hesaplaşmalara itecek bir duygu veriyordu: kayıtsızlığıma uyabilecek şey yalnızca suskunluktu.