Açlık, sefalet, çaresizlik, kapitalizm... Bu kitap o kadar ince ince düşünülüp yazılmış ki ne yazsam nasıl yazsam hangi kelimelerle ne cümleler kullansam hafif kalır.
Bu yazılanlar bu duygular... “bir gün ben de yaşarsam ki muhtemel. Ben ne hissederdim ne düşünürdüm ” diye kendine sormadan duramıyorsun.
1939’da dünya ekonomik bunalımın olduğu dönem için çok olağan bir hikaye ve hatta buna benzer yüzlerce hikayenin olduğunu düşünüyorum. Aradan 80 yıl geçmesine hala böyle şeyler yaşanıyor ama farklı bir biçimde.
Savaşlar, kıtlık, göç, hastalıklarla boğuşan çocuklar, çaresiz anne babalar... evet 80 yıl geçti ancak her şey aynıydı değişen sadece insanlardı.
Şunu da ekleyeyim “Eğer hala bazı yerlerde insanlar hala açlıktan ölüyorsa bu bazı siyasetçiler böyle istediği içindir—Yuval Noah Harari “