derya

derya
@masaldenizi
''Her insan içinde iki varlık barındırır: Biri karanlıkta uyanık, öbürü ışıkta uyuyan''
Rahatsız ettin!
10/10
·128 syf.··
2019 30. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2019 20:05
Çok iyi, çok çok iyi. Tabii Zebercet değil iyi olan. Topluma uzak, yabancı, içine kapanık Zebercet'in anlatımı iyi olan. Konudan rahatsız olmadan okumak mümkün değil! Kitap cümleleri gayet anlaşılır, okunur -sonu ne olur diye sayfaları merak içinde çeviriyorsunuz. Kitapta iç bunaltan, yoran, rahatsız eden şey sadece konu, ki amacı da bu değil mi zaten? Bu kitabı beğenmemek nasıl mümkün oluyor anlamış değilim. Konu rahatsız edici, evet, ama konunun seni, beni, bizi rahatsız etmeyi başarması, Zebercet'ten tiksinmiş olmak zaten kitabın başarısını göstermiyor mu? Türk edebiyatı için kült olmuş bir kitap ve puanı yedilerde. Puanının düşük olmasına çok şaşırdım ve üzüldüm. Çiçekli böcekli kitaplar okumayı seviyorsanız o zaman uzak durun bu kitaptan! Böylece puanını da düşürmemiş olursunuz. Hayatın gerçekleri yazanlar, içimizde dolaşan herhangi biri Zebercet. Gerçekler ağır geliyorsa ve at gözlüğümle mutluyum diyorsanız uzak durun! Bizim yazarlarımız cinsellik yazmasın (okuyucu rahatsız), bizim yazarlarımız cinayet yazmasın (okuyucu rahatsız), bizim yazarlarımız sapıklık yazmasın (okuyucu rahatsız)... Her şeyden rahatsızlar maşallah, bir tek sevdikleri aşk, çiçek, böcek! Buna rağmen sevgisizlikten de geçilmiyor! Demek ki okuduğumuz konu ne olursa olsun, anlamıyoruz, verilmek istenen mesajı almıyoruz! Sonrasında da kitabı kötülüyoruz. Sonra da neden hep aynı konular işleniyor, aynı şeyleri okuyoruz diye de isyan ediyoruz. Kitap puanının düşük olmasına aldanmayın. Umarım okursunuz!
Edebiyat
Anayurt OteliYusuf Atılgan · Can Yayınları · 202337bin okunma
derya
kitabı da çok beğenmiştim,filmini de beğenerek izledim youtu.be/rWgnTYBuYF0
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·199 syf.·
2019 41. kitabı
-Ya yaşa, ya öl. -İkisi de olmuyorsa? -Uydurun Aslan Bey, uydurun. Zaten her şey çok uyduruk. Zamanın Farkında, Şule Gürbüz'ün beş farklı öyküsünden oluşan, Oğuz Atay Öykü Ödülü'ne sahip, felsefe ve edebiyat birleşimiyle oluşmuş, hoş bir kitap. Toplumcu, özgün, soyut, karakterler üzerinden genele doğru, iğneleyici ve sorgulayıcı bir dille yazılmış. Cümle yapısı uzun fakat çok etkileyici. Her cümle başlı başına bir öykü... Kitabın ilk öyküsünde, müzik eğitimleri alıp zamanla kendisi de bu alanda eğitimci olan bir adamın, geçtiği yolun zorlukları ve bu yolda karşısına çıkan anlamsız kuralları, eksiklikleri ve fazlalıkları sorgulama ve eleştirme hali anlatılıyor. Müzik terminoloji ve kuram işi değildir, en çok ruh işidir. Hissetmek ve karşı tarafa hissettirebilmektir. Solfej, bono falan ezber işidir, yürekten göklere seslenebilmek hepsinden çok daha büyülüdür. #40472571 Öyküde sistem eleştirisi de mevcut. Hangi mesleğe tabiiysen, nerede büyümüşsen, hangi dine mensupsan halin tavrın da o yönde olmalıdır gibi yanlış, kalıplaşmış düşünceleri eleştiriyor. -Rock müzik yapıyordu dimi bu çocuk? -Yok be, klarnet çalıyor, Kültür Bakanlığı'nda. -Hadi canım, e ama küpeleri, upuzun saçları, üzerinde de hep siyah deri ceketi var... İkinci öykü de, kendince edebiyat ve kültür kumkuması olan anne babasının, kendini bulmasına ve yatkınlığını keşfetmesine izin vermedikleri bir gencin hikayesi anlatılıyor. Aile, kişiliğin şekillenmesinde önemlidir. Önemlidir, otorite değil. Her bireyin var oluşunu keşfetmesi ve düzene, sisteme, dünyaya, olana, olmayana karşı savunma mekanizması farklıdır. Ben şarkı söylerim, sen kitap okursun, o fotoğraf çeker, başkası suyun kaldırma kuvvetini bulur.
Edebiyat
Zamanın FarkındaŞule Gürbüz · İletişim Yayıncılık · 20111,698 okunma
derya
Ben teşekkür ederim Dilek ,ne iyi geldi bilemezsin💐
8/10
·199 syf.·
2019 41. kitabı
-Ya yaşa, ya öl. -İkisi de olmuyorsa? -Uydurun Aslan Bey, uydurun. Zaten her şey çok uyduruk. Zamanın Farkında, Şule Gürbüz'ün beş farklı öyküsünden oluşan, Oğuz Atay Öykü Ödülü'ne sahip, felsefe ve edebiyat birleşimiyle oluşmuş, hoş bir kitap. Toplumcu, özgün, soyut, karakterler üzerinden genele doğru, iğneleyici ve sorgulayıcı bir dille yazılmış. Cümle yapısı uzun fakat çok etkileyici. Her cümle başlı başına bir öykü... Kitabın ilk öyküsünde, müzik eğitimleri alıp zamanla kendisi de bu alanda eğitimci olan bir adamın, geçtiği yolun zorlukları ve bu yolda karşısına çıkan anlamsız kuralları, eksiklikleri ve fazlalıkları sorgulama ve eleştirme hali anlatılıyor. Müzik terminoloji ve kuram işi değildir, en çok ruh işidir. Hissetmek ve karşı tarafa hissettirebilmektir. Solfej, bono falan ezber işidir, yürekten göklere seslenebilmek hepsinden çok daha büyülüdür. #40472571 Öyküde sistem eleştirisi de mevcut. Hangi mesleğe tabiiysen, nerede büyümüşsen, hangi dine mensupsan halin tavrın da o yönde olmalıdır gibi yanlış, kalıplaşmış düşünceleri eleştiriyor. -Rock müzik yapıyordu dimi bu çocuk? -Yok be, klarnet çalıyor, Kültür Bakanlığı'nda. -Hadi canım, e ama küpeleri, upuzun saçları, üzerinde de hep siyah deri ceketi var... İkinci öykü de, kendince edebiyat ve kültür kumkuması olan anne babasının, kendini bulmasına ve yatkınlığını keşfetmesine izin vermedikleri bir gencin hikayesi anlatılıyor. Aile, kişiliğin şekillenmesinde önemlidir. Önemlidir, otorite değil. Her bireyin var oluşunu keşfetmesi ve düzene, sisteme, dünyaya, olana, olmayana karşı savunma mekanizması farklıdır. Ben şarkı söylerim, sen kitap okursun, o fotoğraf çeker, başkası suyun kaldırma kuvvetini bulur.
Edebiyat
Zamanın FarkındaŞule Gürbüz · İletişim Yayıncılık · 20111,698 okunma
derya
kütüphaneden alıp baktım şimdi.Tarih ve ismimin ardından "okumadan ölmemeli"yazmışım ilk sayfasına😊Merak edenler için arka kapağı "Beklemek, bir şeyin yoluna ve haline girmesini beklemek, beklerken olacak olanın olması için gereken her türlü başka hale geçişlere, kalışlara tahammül etmek ne zor şeydi. Başı da, ortayı da, sonu da bilip beklemek ne tahammülü güç şeydi. Tanrı'nın da yaptığı bu muydu? Baş, orta, son belli, helak kaçınılmaz, ancak önemli olan o zamanı geçirmek, o zamandan geçmek. Ve geldiğinde gelmemiş gibi, bilmemiş gibi, yaşamamış gibi gelmek, rüyayı görüp uyanmak ve 'Neyse rüyaymış,' demek ve aynı yerden uyumaya devam etmek. Yaşamaya da, ölmeye de yazık. Bu ölüm için yaşamaya, bu yaşamak için ölmeye yazık. Mezarlıklara, servilere, süsenlere, nisan sonunda açan katırtırnaklarına, telaşlı karıncanın adımlarına yazık, mezar taşına konup da bağıran karganın sesine yazık, ölüme ağlayan şaire, yaşam var zanneden filozofun nefesine yazık, şen taklalarla ilk senelerinde koşup zıplayan, ağaçlara tırmanırken seyredilip seyredilmediğini kontrol eden kedinin tırnaklarına yazık, ağdaki balığa, lokantada onu bekleyen anguta, önce ön iki ayağını sonra arkadakileri ovuşturup bu hareketinden büyük kâr ve kisve uman karasineğe yazık, hortumunu sallayan koca file, sanatlı sıçrayışı ile dahi boşluğu dolduramayan yunusa yazık, grafon kâğıdından gelincik ve petunyalara, en pürüzsüz çakıl taşına, kum olmuş zavallıya, sağdan sağdan yürüyen eşeğin inadına, yol kenarlarındaki ısınmış dikenlere, kozalağın içindeki fıstığa, duvara yapışmış yosuna yazık, bu topu binyıllardır çevirip duran sema-i muğlâka, titreyen kanatlara, açılan göğe ve onun katmanlarına, havanın, suyun olduğu, olmadığı yerlere yazık." (alıntı)
8/10
·199 syf.·
2019 41. kitabı
-Ya yaşa, ya öl. -İkisi de olmuyorsa? -Uydurun Aslan Bey, uydurun. Zaten her şey çok uyduruk. Zamanın Farkında, Şule Gürbüz'ün beş farklı öyküsünden oluşan, Oğuz Atay Öykü Ödülü'ne sahip, felsefe ve edebiyat birleşimiyle oluşmuş, hoş bir kitap. Toplumcu, özgün, soyut, karakterler üzerinden genele doğru, iğneleyici ve sorgulayıcı bir dille yazılmış. Cümle yapısı uzun fakat çok etkileyici. Her cümle başlı başına bir öykü... Kitabın ilk öyküsünde, müzik eğitimleri alıp zamanla kendisi de bu alanda eğitimci olan bir adamın, geçtiği yolun zorlukları ve bu yolda karşısına çıkan anlamsız kuralları, eksiklikleri ve fazlalıkları sorgulama ve eleştirme hali anlatılıyor. Müzik terminoloji ve kuram işi değildir, en çok ruh işidir. Hissetmek ve karşı tarafa hissettirebilmektir. Solfej, bono falan ezber işidir, yürekten göklere seslenebilmek hepsinden çok daha büyülüdür. #40472571 Öyküde sistem eleştirisi de mevcut. Hangi mesleğe tabiiysen, nerede büyümüşsen, hangi dine mensupsan halin tavrın da o yönde olmalıdır gibi yanlış, kalıplaşmış düşünceleri eleştiriyor. -Rock müzik yapıyordu dimi bu çocuk? -Yok be, klarnet çalıyor, Kültür Bakanlığı'nda. -Hadi canım, e ama küpeleri, upuzun saçları, üzerinde de hep siyah deri ceketi var... İkinci öykü de, kendince edebiyat ve kültür kumkuması olan anne babasının, kendini bulmasına ve yatkınlığını keşfetmesine izin vermedikleri bir gencin hikayesi anlatılıyor. Aile, kişiliğin şekillenmesinde önemlidir. Önemlidir, otorite değil. Her bireyin var oluşunu keşfetmesi ve düzene, sisteme, dünyaya, olana, olmayana karşı savunma mekanizması farklıdır. Ben şarkı söylerim, sen kitap okursun, o fotoğraf çeker, başkası suyun kaldırma kuvvetini bulur.
Edebiyat
Zamanın FarkındaŞule Gürbüz · İletişim Yayıncılık · 20111,698 okunma
derya
"Coşkuyla Ölmek "i okudunuz mu?
8/10
·199 syf.·
2019 41. kitabı
-Ya yaşa, ya öl. -İkisi de olmuyorsa? -Uydurun Aslan Bey, uydurun. Zaten her şey çok uyduruk. Zamanın Farkında, Şule Gürbüz'ün beş farklı öyküsünden oluşan, Oğuz Atay Öykü Ödülü'ne sahip, felsefe ve edebiyat birleşimiyle oluşmuş, hoş bir kitap. Toplumcu, özgün, soyut, karakterler üzerinden genele doğru, iğneleyici ve sorgulayıcı bir dille yazılmış. Cümle yapısı uzun fakat çok etkileyici. Her cümle başlı başına bir öykü... Kitabın ilk öyküsünde, müzik eğitimleri alıp zamanla kendisi de bu alanda eğitimci olan bir adamın, geçtiği yolun zorlukları ve bu yolda karşısına çıkan anlamsız kuralları, eksiklikleri ve fazlalıkları sorgulama ve eleştirme hali anlatılıyor. Müzik terminoloji ve kuram işi değildir, en çok ruh işidir. Hissetmek ve karşı tarafa hissettirebilmektir. Solfej, bono falan ezber işidir, yürekten göklere seslenebilmek hepsinden çok daha büyülüdür. #40472571 Öyküde sistem eleştirisi de mevcut. Hangi mesleğe tabiiysen, nerede büyümüşsen, hangi dine mensupsan halin tavrın da o yönde olmalıdır gibi yanlış, kalıplaşmış düşünceleri eleştiriyor. -Rock müzik yapıyordu dimi bu çocuk? -Yok be, klarnet çalıyor, Kültür Bakanlığı'nda. -Hadi canım, e ama küpeleri, upuzun saçları, üzerinde de hep siyah deri ceketi var... İkinci öykü de, kendince edebiyat ve kültür kumkuması olan anne babasının, kendini bulmasına ve yatkınlığını keşfetmesine izin vermedikleri bir gencin hikayesi anlatılıyor. Aile, kişiliğin şekillenmesinde önemlidir. Önemlidir, otorite değil. Her bireyin var oluşunu keşfetmesi ve düzene, sisteme, dünyaya, olana, olmayana karşı savunma mekanizması farklıdır. Ben şarkı söylerim, sen kitap okursun, o fotoğraf çeker, başkası suyun kaldırma kuvvetini bulur.
Edebiyat
Zamanın FarkındaŞule Gürbüz · İletişim Yayıncılık · 20111,698 okunma
derya
ahhhh canımmm Şule Gürbüz❤️bu incelemeler olmasa okuduklarımı anımsamayacağım. "Kendine inanç kendini tamlamaksa,kendine inanmamak da kendini yarımlamak ya da yaralamak değil midir?"(syf 174) "...tahta masaya başımı koydum,gözlerim ister istemez kapandı.Kendimi bıraktım,zaten bırakılıyordum.Masada bu otuz dokuz yaşın sanki otuzunu bıraktım;dokuz yaşında kaldım."(syf 144)