Bu çağın insanı, kendini dünyaya o kadar yerleşik saymaktadır ki, hicretin gök sofrası nimetlerinden haberli bile değildir. İçinde bir hicret mimarisi yoktur da ondan, ölüme karşı hazırlıksızdır. Ölümün sesi, onun için bir göç alarmı değil, bir yamyam tamtamıdır. O, ölüm önünde, yamyamlarla kuşatılmış bir beyazın duygusunu taşır. Çocuk kaçıran bir al karısıdır ölüm onun için. Evin önünde kişneyen saf kan bir arap atı değil.
Düşünsene, şehid olmuşsun. Aleyhine tüm söz ve davranışlar derdest, ihtirasların buhar, bütün kaygıların duman, herşey bir anda tamam olmuş.
Halil Kantarcı