Hayat yolunda engellerle karşılaştığınızda onlar sizi uzun uzun süzerler ve sizin hakkınızda bir karara varmaya çalışırlar. Yoldan çekileceklerdir ama sizin buna layık olup olmadığınızı iyice anlamaları gerekir.Önce kendilerini aşabilmeniz için ne gibi fedakarlıklarda bulunduğunuza bakarlar. Fedakarlığınızın büyüklüğü, azminizin büyüklüğüne bağlıdır.Hayallerinizin büyüklüğü ya da renkliliği onları hiç ilgilendirmez.Onları ikna edecek tek dil azminizin dilidir.
Herkes, hazine gibi gördüğü kişisel kütüphanelerine sahip oluyor. Bunların varlığının sebebi, evin gösterişi olduğu için ya da kitapların süslediği mekanlar zarif ve hakiki bir zeka kokusu yaydığı için değil, insanın yalnız anlarına karşı bir emniyet isteği duyuyor olmasındandır.
Farkında değilseniz hâlâ, öğrenin artık:
Yaşam an’lardan oluşur, sadece anlardan, ŞİMDİ’yi yakalayın.
Yanında termometresi, bir şişe suyu, şemsiyesi
ve paraşütsüz yerinden kıpırdamayan bir insandım ben.
Ama yeni baştan yaşayabilseydim eğer,
yüksüz, iyice hafiflemiş olarak çıkardım yolculuklara.
İlkbahara yalınayak girer, sonbahara dek unuturdum ayakkabıyı.
Hiç bilinmeyen yolları keşfeder, tadına varırdım günışığının,
Çocuklarla daha çok oynardım, yeniden bir şansım olsaydı eğer…
Ama ne çare... İş işten geçmiş ne yazık ki!
85’indeyim artık ve biliyorum ki… Ölmekteyim.
Jorge Luis Borges