Puan vermedi·583 syf.··
2026 4. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 15:33
Muhteşem bir kitaptı. Yazar, aşkın farklı yüzlerini anatomik bir titizlikle incelemiş. Stendhal’in kadın karakterleri yaratmadaki ustalığı hayranlık verici. Madame de Rênal’in şefkatli, suçluluk duygusuyla kavrulan ama bir o kadar da saf aşkı ile Mathilde de la Mole’ün aristokratik, gururlu, bir tiyatro sahnesini andıran entelektüel tutkusu arasındaki kontrast muhteşemdi. Veee  Julien Sorel, yükselmek için dünyanın en ikiyüzlü insanı olmaya çalışan ama ruhunun derinliklerindeki gurur, saflık ve tutku yüzünden bu ikiyüzlülüğü sonuna kadar götüremeyen trajik bir kahraman. Tam da bu kusurları ve yenilgisi, onu edebiyat tarihinin en kusursuz karakteri yapar. Kırmızı ve Siyah", sadece 19. yüzyıl Fransa’sının bir eleştirisi değil; insanın sınıf atlama çabasının, güç arzusunun ve sevgiye olan açlığının zamansız bir destanı. Stendhal’in ironik, mesafeli ama bir o kadar da keskin üslubu, bu romanı bir kez bitirdikten sonra bile zihnimizde yaşatmaya devam edecek. Edebiyatın insanı dönüştürme gücüne inanan herkesin, bu şehesere hayran kalmaması imkansızdır.
Kırmızı ve SiyahStendhal · Kum Saati Yayıncılık · 201812,7bin okunma
8/10
·281 syf.··
Beğendi
·
2026 68. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 13:42
2026 Nisan'ında Ankara Kitap Fuarı'nda gayretle kitap seçerken -elimde liste oldukça kabarıktı- ilgili bir stant görevlisinin tavsiyesi üzerine tanıştım Gaston Leroux ve Sarı Odanın Esrarı ile. Gaston Leroux polisiye romanlarıyla tanınmış Fransız bir yazarmış. Sarı Odanın Esrarı ise kilitli oda veya imkansız suç gizemi olarak anılan türün ilk örneklerindenmiş. Esrarlı olayları çözme becerisiyle tanınan Joseph Rouletabille, aynı zamanda romanın anlatıcısı olan arkadaşı avukat Sainclair ile birlikte esrarengiz bir saldırıyı aydınlatmak üzere Glandier şatosuna geliyorlar. Şato ünlü biliminsanı Profesör Stangerson'a ait ve söz konusu saldırıya profesörün kızı Mathilde Stangerson hedef olmuş. Çok güzel bir polisiye kurgu okudum, pek alıntı yapmadım deşifre olmasın diye ama tavsiye ederim, son bölüme kadar sizi sürükleyecek. Keyifli okumalar...
Sarı Odanın EsrarıGaston Leroux · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20201,861 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Psikolojisi ağır bir eser.
10/10
·592 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 19:34
Fransa’nın küçük bir kasabasında bir kerestecinin oğlu olarak doğan Julien Sorel. Kardeşleri gibi güçlü-kuvvetli olmadığı için babasının işine hiçbir zaman yaramadı ve bu sebeple hep hor görüldü. Ama köy papazı Abbé Chélan onda başka bir şeyin, zekânın parıltısını fark etmişti; ona Yeni Ahit’i öğrenmesine ve tamamını Latince olarak ezberlemesine yardımcı olmuştu. Bu o dönemde onun yaşındaki birisi için fazlaca göz alıcı bir meziyetti. Ama bu zekânın idolize ettiği başka bir şey vardı: Napoléon Bonaparte Kasabanın belediye başkanının çocukları için öğretmen olarak tutuldu -bundan daha iyisi mi vardı- Zamanla kendisi de belediye başkanın zarif karısı Madam de Rênal’e gönlünü kaptırdı, o da ona karşı boş değildi; başta takınılan anaç düşünceler bambaşka bir evreye evrildi… Çok sevilen papaz aracılığıyla Besançon’daki papaz okuluna gönderildi ve ücretsiz okunmasında karar kılındı. Burada kendisini geliştirdi ama bir yandan yüreğindeki ateşli askerlik sevdası, Napoléon sevdası da varlığını devam ettirdi. Din adamlığı mı askerlik mi?.. Diğer arkadaşları tarafından ve hocaların birçoğu tarafından hiç sevilmedi… Okul müdürü Rahip Pirard tarafından Paris kibar çevresindeki asillerden Marki de La Mole’e takdim edildi ve ona katip olarak sunuldu. Julien bir Fransız köylüsüydü, Paris kibar çevresine uyum sağlayabilecek miydi? Daha öncesinde Rênallerin burjuvazi hayatına girmişti ama bu bambaşka bir şeydi… Marki de La Mole, Julien’in zekâsına, ezber gücüne hayran kalmıştı… Gel zaman git zaman Julien burda da boş duramadı, Madam de Rênal’i unutmuş muydu yoksa? Marki’nin inatçı, zıt kişiliği ve güzelliğiyle ünlü kızı Matmazel Mathilde de La Mole ile garip bir ilişkileri peyda oluverdi… Bir yandan yükselme sevdası, bir yandan garip duygular ekseninde kerestecinin oğlu Julien
Psikoloji
Kırmızı ve SiyahStendhal · İletişim Yayınları · 201812,7bin okunma
SPOİLER UYARISI!!
Puan vermedi·592 syf.··
2026 12. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2026 17:24
Fransız edebiyatıyla aram oldukca iyidir aslında  ama  bu romanla aramıza mesafe koyabilirim.   19. yüzyıl Fransız romanlarındaki o uzun psikolojik çözümlemeler, toplumsal statü mücadeleleri ve karakterlerin bitmek bilmeyen iç hesaplaşmaları bilindik hikaye ve  kuşkusuz Stendhal' da güçlü bir gözlemci ve yetenekli bir yazar. İnsan ruhunun karmaşıklığını, dönemin toplumsal yapısını ve sınıf çatışmalarını başarılı bir şekilde aktarmıs ama yazarın yaşadığı dönemin siyasi ve sosyal atmosferi romana o kadar yoğun bir şekilde sinmiş ki, bu durum cok yorucuydu. Edebi değerini inkar etmek mümkün değil ama her değerli eser aynı zamanda keyifli olacak  ya da sevilecek anlamına gelmiyor. Yüzlerce sayfa boyunca Julien'in kibri, kararsızlığı ve çelişkileri beni fazlasıyla rahatsız etti. Bir an tutkularının peşinden giden, bir an toplumun onayını arayan, bir an sevdiğini söyleyip bir sonraki anda her şeyi bir hesap meselesine dönüştüren bu karakterle bağ kurmakta zorlandım. Onun iç çatışmalarını derinlik olarak görmekten çok, aynı döngülerin tekrar tekrar yaşanması beni cok sıktı. Başarısızlıklarının önemli bir kısmı toplumdan değil, kendi gururundan ve bitmek bilmeyen hırslarından kaynaklıydı. Mathilde ve Madame de Renal' de  benim için ayrı birer iticilik unsuruydu. Bu yüzden romandaki ilişkiler duygusal bir yakınlık yaratmak yerine çoğu zaman yorucu bir güç mücadelesi gibi hissettirdi. Madame de Rênal ile yaşadığı yasak aşk çok yapaydı başlarda, gerçi sonunu getiren de bu aşk oldu. Mademoiselle de La Mole ise bambaşka bir uçtaydı, sevgiyle değil, tutkuyla ve gururla hareket eden bir karakterdi. Julien'e duyduğu ilgi bile çoğu zaman onun kişiliğinden çok, onu diğer erkeklerden farklı ve ulaşılması zor bulmasından kaynaklanıyormuş gibi hissettirdi. İkisi arasındaki ilişki de samimi
1000Kitap
Kırmızı ve SiyahStendhal · İletişim Yayınları · 201812,7bin okunma
Kırmızı ve Siyah
Puan vermedi·624 syf.··
2026 5. kitabı
Stendhal, bu devasa eserinde bizi Julien Sorel’in hırsları, çelişkileri ve nihayetinde trajik sonuyla baş başa bırakıyor. Kitabı bitirdiğimde zihnimde yankılanan en güçlü duygu, bireyin toplumun ikiyüzlü kuralları arasında kendine bir yer açmaya çalışırken kendi özüne ne kadar yabancılaşabileceği oldu. ​ ​Kitabın ismindeki o keskin ayrım (Kırmızı ve Siyah), Julien’in önündeki iki yolu temsil ediyor: Ordunun ihtişamı ve Kilise’nin disiplini. Ancak Julien için bu yollar birer ideal değil, sadece tırmanılması gereken merdivenlerin basamakları. Stendhal, taşradan gelip Paris’in aristokrat salonlarına sızan bu genç adam üzerinden, dönemin Fransız toplumuna ve "Sınıf Atlama" arzusunun yıkıcılığına dair muazzam bir eleştiri sunuyor. ​ ​Julien, klasik bir kahraman değil; o, gururuyla nefretini, zekasıyla kibrini harmanlamış bir karakter. Onun Bayan de Rênal’e olan saf ama çatışmalı aşkı ile Mathilde de la Mole’a karşı hissettiği, adeta bir güç savaşına dönen tutkusu arasındaki fark, kitabın psikolojik derinliğini zirveye taşıyor. ​Kitabın en sarsıcı noktası, kuşkusuz Julien’in sonu. Toplumun sahte değerlerini reddettiği o mahkeme sahnesi, aslında onun gerçek özgürlüğüne kavuştuğu andır. Julien Sorel, giyotinin soğuk nefesinde hayatına veda ederken, aslında kime ve neye yenildiğini bizlere sorgulatıyor: Kendi hırslarına mı, yoksa içine girmeye çalıştığı o kof aristokrasiye mi? ​ ​Sonuç olarak; Kırmızı ve Siyah, sadece 19. yüzyıl Fransası'nı değil, insanın her dönemde değişmeyen o "görünme" ve "var olma" savaşını anlatan zamansız bir başyapıt. Eğer realist edebiyatın psikolojik tahlillerle nasıl devleştiğini görmek istiyorsanız, Julien Sorel'in bu hüzünlü ve öfkeli yolculuğuna mutlaka eşlik etmelisiniz. Son olarak sevgili Julien hayat sen planlar yaparken, başına gelenler
Kitap Alıntısı
Kırmızı ve SiyahStendhal · Kırmızı Kedi Yayınevi · 202212,7bin okunma
Sosyal Hırs, Sembolizm ve Psikolojik Çatışmalar
8/10
·594 syf.··
2026 29. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 10:44
Stendhal tarafından 1830 yılında "19. Yüzyılın Kroniği" alt başlığıyla yayımlanan Kırmızı ve Siyah, modern psikolojik romanın öncü metni olarak kabul edilir. Eser; Restorasyon dönemi Fransası’nın katı toplumsal yapısını, bireysel hırsın trajik sonuçlarını ve sınıf çatışmalarını, başkahraman Julien Sorel’in zihinsel süreçleri ve duygusal ilişkileri üzerinden derinlemesine analiz eder. Julien Sorel ve Renklerin Çatışması: Romanın merkezindeki Julien Sorel, bir kerestecinin oğlu olmasına rağmen üstün zekâsı ve sarsılmaz hırsıyla alt sınıftan sıyrılmaya çalışan bir figürdür. Sorel’in en büyük trajedisi, Napolyon döneminin askeri zaferlerle dolu "yükselme" fırsatlarının kapandığı bir devirde doğmuş olmasıdır. Eserin isminde somutlaşan sembolizm, bu tarihsel sıkışmışlığı ifade eder: *Kırmızı: Napolyon döneminin ihtişamını, tutkuyu, askeri kariyeri ve karakterin özündeki samimi ateşi temsil eder. *Siyah:Restorasyon döneminin muhafazakâr yapısını, kilisenin gücünü ve yükselmek için takınılması gereken ikiyüzlü dindarlığı simgeler. Julien, hayranlık duyduğu Napolyon gibi "Kırmızı"yı (askeri üniformayı) giymek istese de, dönemin koşulları gereği yükselmenin tek yolu olan "Siyah"a (ruhani sınıfa) yönelmek zorunda kalmıştır. Sosyal Basamaklarda Aşk: Madame de Rênal ve Mathilde de La Mole: Stendhal, Julien’in sosyal basamakları tırmanma sürecinde aşkı hem bir araç hem de psikolojik bir savaş alanı olarak konumlandırır. Bu bağlamda iki ana kadın karakter, Julien’in hayatındaki farklı evreleri ve sınıfsal çatışmaları temsil eder: 1. Madame de Rênal (Taşra ve Samimiyet):** Aristokrasinin taşra kanadını temsil eden bu ilişki, Julien için başlangıçta bir "fetih" ve intikam aracı olsa da zamanla derin ve samimi bir bağa dönüşür. Madame de Rênal, Julien’i sınıfsal kimliğinden
Kırmızı ve SiyahStendhal · İletişim Yayınları · 201812,7bin okunma