Bir rüyada yazılmış kaderimiz
Bir karede çizilmiş hayallerim
Olması için ne gerekiyorsa
Olduruyor bir şekilde gizemlerimiz
Ne sensiz ne senden başkası
Yok artık bu işin çıkış noktası
Bir sen varsın duamın içinde
Sensin kalbimin ütopyası
Ümit Sefa Külcü
Gözlerine bakmak her şeye değerdi
Günün güzel geçeceğinin müjdecisiydi
Bazen bir ormanda yürüyüş yapmak
Bazen de yağmur kokusu almak gibiydi
Saçlarına sarraflar bile paha biçemezdi
Onun muadilinde bir renk bulunamazdı
Lügata yeni bir kelime eklemek icap eder
Benden başka kimseler onu bulamazdı...
Elma gibi yanakların satırlara sığmazdı
Kiraz dudakların ve çilek kokun...
Doğayı bile kıskandırırdı
Ama o bile sana hayran kalırdı
Ümit Sefa Külcü
Yorulursan nerede uyuduğunun önemi yok
Büyükler böyle söyler
Sen yine de kalbini yorma çocuk
Onun uyuması biraz çetin olur
Yorgun kalbinle başkasını yorma
İşittiklerine kulağını kapatma
Sen sen ol çocuk!
Toprağı olmadığın çiçeği sulama!
Ümit Sefa Külcü
Martta gelen yaz sıcakları gibi
Ömrünün geçişi ben olsaydım
Bir kasılıp bir gevşeyen kas gibi
Kalbinin atışı da ben olsaydım
Kostantiniyyeden İstanbul'a
Gönlünün Fatih'i ben olsaydım
Bir pastanede muhallebi gibi
Ağzının tadı ben olsaydım
Oruçlunun suyu gibi
Olmazsa olmazın olsaydım
Cedric'in Chen'i gibi
İmkansızın olsaydım
Kuşlar göç ederken
Ben sadece sende kalsaydım
Baharda uyanan doğa gibi
Gözlerimi yalnız sana açsaydım
İster kalsaydım kuyuda Yusuf gibi
İster mısıra sultan olsaydım
İster yerle yeksan olsaydım
Yine de alnının yazısı olsaydım...
Ümit Sefa Külcü
Ah! Kaç salıdır ben burdayım...
Yakmışım bir türkü
Felekten bir gece çalmaktayım...
Tüketmişim sahte bir dostu
Yıllardan hesap sormaktayım...
Sorgulamaktayım sağı solu
Vefadan sual olunmaktayım...
Görmeyince yâri gardaşı dostu
İşimle hemhal olmaktayım...
İdol almışım ezelden bozkurdu
Dolunayın etrafında dolanmaktayım...
Gizlemişim o müthiş ülküyü
Düşümde Asenamla Tanrı Dağlarındayım...
Ümit Sefa Külcü