Azıcık içimize baksaydık, otları, böcekleri, yağmurları, rüzgarın getirdiği kokuları, dağları, kumları, kuşların kanatlarını... hepsini görecektik. Varlığımız sonsuza doğru büyüyecekti. Bencilce, aptalca, her gün biraz daha kararan aynamıza bakıp durduk, duruyoruz.
Aşk, hayatın ilk hecesiyse, emek, bütün bir hayattır.
Varoluşun, şiirin, romanın, şarkının, bütünüdür. Ölüm, tüm bunların ana rahmi. Bunu ancak canınızdan kopup giden öğretiyor size. Öncesi, bir kitabi bilgidir olsa olsa. O kopup gideni sevebilmek için ölümü de sevmeye başlıyorsunuz. Ama bu çok acı veren bir sevgi. Bir ölüyü hayatta tutmak... acı, çok acı.