İnsanların çoğu sınırlı bir hayal gücüne sahiptir. Duyumlarını uyaracak ölçüde yakınlarında gerçekleşmeyen bir olaya ilgi göstermek pek içlerinden gelmez; ama aynı şey gözlerinin önünde, doğrudan duygularına dokunma mesafesinde gerçekleşirse, bu olay önemsiz bile olsa, hemen aşırı bir duyarlık gösterirler. Böylelikle normalde nadiren görülen tepkilerini ölçüsüz ve abartılı denebilecek bir sertlikle telafi etmiş olurlar.
Agatha Christie bir cinayet romanı yazarı, bunu biliyorum. Fakat öyküye başlama tarzı ve olay örgüsü öyle naif ve anlaşılır oluyor ki, sanırım bundan olsa gerek, istekle ilerliyorum sayfalarda. Bazı karakterlerin diyalogları, birbirleriyle ilişkileri sanki tatlı bir ortama dalmış gibi huzur hissi uyandırıyor.
Sonra maceraya kaptırıyor insan kendini, neden, nasıl oldu soruları ve nasıl sonuçlanacağının merakı. Yine bir ters köşe, beklenmedik şaşırtan bir son ve karakter değişimi okumuş olmaya artık şaşırmıyorum.
Kendi tarzını buram buram hissettiren ama esas can alıcı noktasını burada son bölüme saklamış bir Agatha romanı.
Sonsuz GeceAgatha Christie · Altın Kitaplar · 2025967 okunma